11 yıldır derin dondurucuda saklanan cesedin sırrı için 7 milyon veri incelendi: Cinayetin izi adım adım sürüldü

Haber Giriş Tarihi: 14.08.2026 12:39
Haber Güncellenme Tarihi: 14.08.2026 12:39
https://www.normhaber.com/
Kırıkkale’de 12 yıl önce kaybolan Hüseyin Okumuşoğlu’nun parçalanmış cesedinin derin dondurucuda bulunmasına ilişkin soruşturmanın çarpıcı detayları ortaya çıktı. 17 şüphelinin gözaltına alındığı soruşturma kapsamında cinayetin izini adım adım süren ekipler, yaklaşık 7 milyon veriyi incelerken gizemli mektuplar, ankesörlü telefon görüşmeleri, yıllarca ödenen elektrik faturaları ve kiralık araç hareketlerini mercek altına aldı.
Edinilen bilgiye göre, olay 16 Mayıs 2025 tarihinde Çalılıöz Mahallesi 11. Sokak’taki İnan Öz Apartmanı’nda ortaya çıktı. Antalya’da yaşayan ev sahibi C.Ç., kiraların aksaması üzerine Kırıkkale’ye geldi. Kiracısına ulaşamayınca çilingir yardımıyla daireye giren ev sahibi, derin dondurucu ve buzdolabında 7 parçaya ayrılmış insan cesedi buldu. İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi ekiplerince yapılan incelemede cesedin, ailesinin 3 Eylül 2014 tarihinde kayıp müracaatında bulunduğu Hüseyin Okumuşoğlu’na ait olduğu belirlendi.

Kaybolmadan 40 gün önce evinde yangın çıktı
Soruşturma dosyasına göre, Okumuşoğlu’nun kaybolmasından yaklaşık 40 gün önce Ankara’nın Keçiören ilçesindeki evinde yangın çıktı. Yangında ayağından yaralanan Okumuşoğlu’nun çevresindekilere, yardım toplama bahanesiyle eve gelen çarşaflı kişi ya da kişiler tarafından bayıltıldığını, yaklaşık 120 bin lirasının alındığını ve evin ateşe verildiğini anlattığı belirtildi. Polise verdiği ifadede ise sigara içerken uyuyakaldığını ve yangının bu nedenle çıktığını söylediği kaydedildi. HTS incelemesinde, soruşturmanın şüphelileri arasında değerlendirilen Meliha Veske’nin yangından yaklaşık 10 dakika önce Okumuşoğlu’nun evinin bulunduğu bölgedeki baz istasyonundan sinyal verdiği belirlendi.

İzin alıp araç kiraladı, ardından kayboldu
Okumuşoğlu’nun 1 Eylül 2014 tarihinde Ankara’da kamu kurumundaki görevine yeniden başladığı, aynı gün 16 günlük izin aldığı ve Ankara Kavaklıdere’deki bir şirketten beyaz renkli Nissan marka araç kiraladığı tespit edildi. Aynı gece Kırıkkale’de bulunan eşiyle telefon görüşmesi yapan Okumuşoğlu’nun, kiralık araçla Yahşihan ilçesinden Ankara yönüne geçtiği belirlendi. Daha sonra telefonu kapanan Okumuşoğlu’ndan bir daha haber alınamadı. Teslim edilmeyen kiralık araç ise yaklaşık 5,5 ay sonra Ankara’nın Keçiören ilçesinde bulunarak otoparka çekildi.

Cesedin bulunduğu ev kaybolduğu günlerde kiralandı
Soruşturmanın en dikkat çekici ayrıntılarından biri de cesedin bulunduğu dairenin, Okumuşoğlu’nun kaybolduğu günlerde kiralanması oldu. Dosyadaki kayıtlara göre daire, 2 Eylül 2014 tarihinde emlakçı aracılığıyla Meliha Veske tarafından eşyalı olarak kiralandı. Soruşturma dosyasındaki beyanlarda, Veske’nin Okumuşoğlu ailesiyle uzun yıllara dayanan yakın ilişkisinin bulunduğu, Okumuşoğlu’nun da kaybolmadan önce kendisinden para ve altınlarını geri almak için girişimlerde bulunduğu ileri sürüldü.

Masasından dikkat çeken not çıktı
Okumuşoğlu’nun kaybolmasının ardından ailesi tarafından iş yerindeki eşyaları teslim alındı. Eşyaların arasında 1 Eylül 2014 tarihli beyaz bir kağıda yazılmış not bulundu. Notta, 24 saat içerisinde hayatının değişeceği, Meliha Veske’nin bu zamana kadar aldığı birikimi geri vereceği ve makam sahibi bir insan olacağı yönünde ifadelerin yer aldığı belirtildi. Soruşturma makamlarınca not, olay öncesindeki muhtemel yönlendirme veya planlamanın araştırılması açısından önemli görüldü.

2 mektup kriminal incelemeye gönderildi
Okumuşoğlu ailesinin 2015 yılında bir televizyon programına katıldığı dönemde, "Aylin" ve "Sebahattin Abi-Meliha Abla" başlıklı iki mektup polise teslim edildi. Kriminal incelemede "Aylin" başlıklı mektubun ve Okumuşoğlu’nun masasından çıkan notun el yazısıyla benzerlik gösterdiği belirtildi. Dosyada, aile ve yakın çevrede "Aylin" isimli bir kişinin tespit edilemediği, mektubun baskı veya yönlendirme altında yazdırılmış olabileceği ihtimalinin değerlendirildiği kaydedildi.

Derin dondurucu 6 Eylül’de teslim edildi
Firma kayıtlarına göre, cesedin bulunduğu derin dondurucu "Betül Kaşıkçı" adına satın alındı ve teslim adresi olarak cesedin bulunduğu daire gösterildi. Evde bulunan belgelerden derin dondurucunun 6 Eylül 2014 tarihinde adrese teslim edildiği belirlendi. Montaj için eve giden çalışan E.Y.’nin ifadesinde, Meliha Veske’nin evde yalnız olduğunu, odaların kapılarının kapalı bulunduğunu, Veske’nin terli olduğunu ve çalışanları acele ettirdiğini söylediği kaydedildi.

Elektrik faturaları yaklaşık 11 yıl ödendi
Cesedin uzun süre donmuş halde muhafaza edilmesi üzerine dairenin elektrik faturaları da mercek altına alındı. İncelemede elektrik aboneliğinin eski ev sahibi adına kayıtlı kaldığı, faturaların 2014 yılından itibaren büyük ölçüde İ.D. tarafından internet üzerinden ödendiği belirlendi. İ.D., ifadesinde Meliha Veske’nin evde öğrencilerin kaldığını söylediğini, fatura ücretlerinin ise Veske’nin yeğeni Yaşar Gökduman aracılığıyla kendisine gönderildiğini anlattı. Soruşturmada faturaya ilişkin bir fotoğrafın farklı bir telefon numarasından gönderildiğinin belirlenmesi üzerine bu bağlantı da incelemeye alındı.

Ankesörlü telefon detayı
HTS incelemelerinde, Veske ile Okumuşoğlu’nun yangından önce sık sık görüştüğü, yangının ardından ise doğrudan görüşmelerin önemli ölçüde azaldığı belirlendi. Veske’nin bazı sabit telefon görüşmelerinin ankesörlü telefonlardan yapıldığı, bu telefonları kullanan kişinin ise Okumuşoğlu olduğunun tespit edildiği kaydedildi. Dosyada, Okumuşoğlu’nun Veske’yi aramadan önce telefonuna belirli aralıklarla "arayan kim" mesajları geldiği, ardından ankesörlü telefondan görüşme yaptığı belirtildi. Bu iletişim yönteminin şifreli haberleşme olup olmadığı da soruşturma kapsamında değerlendirildi.

7 milyon veri incelendi
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının kurulmasının ardından dosya yeniden kapsamlı şekilde ele alındı. Soruşturma kapsamında BTK’dan yaklaşık 7 milyon veriden oluşan kayıt temin edildi. Cell-ID yöntemiyle cesedin bulunduğu evin çevresindeki baz istasyonlarının kapsama alanları daraltıldı. Çalışmalarda birden fazla kişinin belirli dönemlerde evin yakınındaki baz istasyonlarının kapsama alanında bulunduğu tespit edildi.

Kasap bağlantısı araştırıldı
Cesedin parçalanma şeklinin incelenmesi üzerine bir kasabın olaya iştirak etmiş olabileceği ihtimali de araştırıldı. Meliha Veske’nin T.E. isimli bir kasapla irtibatının bulunduğu ve söz konusu kişinin telefonunun derin dondurucunun eve getirildiği dönemde bölgeden baz sinyali verdiği tespit edildi.

"Yapanlar öldü, gitti" sözü dosyaya girdi
Soruşturma kapsamında incelenen telefon görüşmelerinden birinde Meliha Veske’nin kızı S.V.’nin "Yapanlar öldü, gitti, suç ona kalacak" şeklindeki sözleri dosyada dikkat çekici bulundu. Görüşmede kimlerin kastedildiğinin açık biçimde belirtilmediği kaydedildi.

98 kişinin ifadesi alındı
Dosyanın aydınlatılması amacıyla şüpheli, müşteki ve bilgi sahibi sıfatıyla toplam 98 kişinin ifadesine başvuruldu. 43 kişinin HTS kayıtları incelendi, 112 kurum ve kuruluşla resmi yazışma yapıldı. Soruşturma makamlarınca, evin kiralanması, cesedin taşınması ve muhafaza edilmesi, elektrik ve kira ödemelerinin sürdürülmesi ile delillerin gizlenmesi süreçlerinde birden fazla kişinin bilgi, katkı veya iştirakinin bulunabileceği değerlendirildi.

17 şüpheli gözaltına alındı
Cumhuriyet Başsavcılığı, İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi ekiplerince yürütülen teknik ve fiziki çalışmaların ardından hayatını kaybeden şüpheliler dışında 17 kişi hakkında işlem yapılmasına karar verildi. Cinayet Büro Amirliği ekiplerince düzenlenen eş zamanlı operasyonda 17 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.