Haber Giriş Tarihi: 20.08.2026 19:19
Haber Güncellenme Tarihi: 20.08.2026 19:19
https://www.normhaber.com/

Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında müşteki Mürsel Güler, Alparslan Kuytul yapılanmasıyla ilgili dikkat çeken iddialarda bulundu.
Adana Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında, yapılanmanın eski mensuplarından Mürsel Güler’in müşteki sıfatıyla verdiği ifade de dosyaya girdi. Yaklaşık 25 yıl boyunca yapı içerisinde aktif görev yaptığını belirten Güler, zaman içerisinde gördüğü bazı uygulamaları eleştirmesi nedeniyle Alparslan Kuytul’un kendisine karşı tavır aldığını iddia etti. Güler, yapı içerisindeki uygulamalara ilişkin eleştirilerini doğrudan Kuytul’a da ilettiğini belirterek, sonrasında kendisinin yapı içerisinde itibarsızlaştırılmaya başlandığını öne sürdü. Kuytul’un siyasi söylemlerinin zaman içerisinde sertleştiğini savunan Güler, hükümet yetkilileri, valiler, belediye başkanları, müftüler, cami görevlileri ve farklı dini gruplara yönelik kullanılan dilin yapı üzerinde olumsuz etkileri bulunduğunu düşündüğünü ifade etti.
Semra Kuytul’a yönelik suçlamalar
Mürsel Güler, ifadesinde Semra Kuytul’un bazı toplantı ve yayınlarda eleştirel isimlere yönelik tehditlerde bulunduğunu öne sürdü. Güler, Semra Kuytul’un bir toplantıda eleştirel isimlere yönelik, "Biz fitnecilerin ayağını kestik, Alparslan Hocam gelse kafalarını keser" şeklinde sözler kullandığını iddia etti. Başka bir konuşmada ise Alparslan Kuytul’un siyasi değerlendirmelerini eleştiren kişilerin "ağzının üstüne yumruk çakılması" yönünde sözler sarf edildiğini öne süren Güler, söz konusu ifadelerin yapı içerisinde eleştiri getiren kişileri sindirmeye yönelik olduğunu savundu.
"Karakteri bozuk" ve "ajan" ifadelerini kullandığını öne sürdü
Semra Kuytul’un sosyal medya üzerinden gerçekleştirilen bir yayında kendisini ismiyle hedef gösterdiğini iddia eden Güler, kendisi hakkında "karaktersiz", "terbiyesiz", "karakteri bozuk" ve "ajan" şeklinde ifadeler kullanıldığını öne sürdü. Güler, kendisinin yapı içerisinde tanınan bir isim olması nedeniyle itibarsızlaştırılmasının diğer mensuplara da mesaj niteliği taşıdığınık, amacın eleştiren kişilerin yapı içerisindeki saygınlığını ortadan kaldırmak olduğunu iddia etti.
Güler, ifadesinde kendisi ve ailesinin özel hayatına ilişkin tehditlerde bulunulduğunu da öne sürdü. Semra Kuytul’un kendisine yönelik "Hocam senin ne sırlarını biliyor, hocam bir konuşursa görürsün" şeklinde sözler kullandığını iddia eden Güler, daha sonra Alparslan Kuytul’un da ailesinin şerefiyle ilgili bildiği şeyler bulunduğu yönünde ifadeler kullandığını ileri sürdü. Bu söylemleri şantaj ve susturma girişimi olarak değerlendirdiğini belirten Güler, sonraki süreçte kendisi ve ailesi hakkında sosyal medya hesapları üzerinden özel hayat ve namus üzerinden paylaşımlar yapıldığını savundu.
"Biz hayattayken kimse hocamıza saygısızlık yapamaz"
Güler, Semra Kuytul’un kendisinden Alparslan Kuytul’un bazı siyasi açıklamalarını açıkça desteklediğini söylemesini istediğini öne sürdü. Bu talebi yerine getirmemesi halinde yapı içerisinde kabul görmeyeceğinin kendisine söylendiğini belirten Güler, "Biz hayattayken kimse hocamıza saygısızlık yapamaz, yüzünüze tükürürüz" şeklinde tehdit edildiğini iddia etti. Aynı yöntemin Alparslan Kuytul ile siyasi konularda aynı fikirde olmayan diğer mensuplara da uygulandığını öne süren Güler, kişilerin topluluk önünde baskı altına alınmaya çalışıldığını savundu.
"2 gün herkes tweet atacak" talimatı verildiğini öne sürdü
Güler’in ifadesinde sosyal medya faaliyetlerine ilişkin iddialar da yer aldı. Kendisinin hedef gösterilmesinin ardından yüzlerce kişinin katıldığı toplantılar düzenlendiğini öne süren Güler, Alparslan Kuytul’un taraftarlarına iki gün boyunca kendisi ve ailesi aleyhine paylaşım yapmaları yönünde talimat verdiğini iddia etti. Güler, Kuytul’un "2 gün herkes tweet atacak, sonrasında bizim belirlediğimiz hesaplar tweet atacak" şeklinde talimat verdiğini öne sürerek, bu süreçte kendisi ve ailesi hakkında çok sayıda hakaret ve tehdit içerikli paylaşım yapıldığını iddia etti.
8,5 saatlik "ikna toplantısı" iddiası
Kendisinin itibarsızlaştırılması amacıyla Adana’da çok sayıda kişinin bir araya getirildiğini öne süren Güler, farklı şehirlerde ve yurt dışında da takipçilerin belirli noktalarda toplandığını iddia etti. Bu kapsamda yaklaşık 8,5 saat süren bir yayın yapıldığını belirten Güler, toplantılarda kendisinin hedef gösterildiğini ve yapı mensuplarının kendisine karşı tavır almaya yönlendirildiğini savundu.
"Zorla video çektirildi" iddiası
Güler’in ifadesinde, yapılanmadan ayrılan veya Alparslan Kuytul ile sorun yaşayan kişilere karşı mensuplara video çektirildiği yönünde iddialar da yer aldı. Geçmişte Hasan Koyuncu hakkında manevi baskı altında video çekmeye zorlandığını öne süren Güler, daha sonra bu davranışından pişman olduğunu ve Koyuncu’dan helallik istediğini belirtti. Benzer yöntemin Koray Sarısaçlı konusunda da kullanıldığını iddia eden Güler, yaklaşık 10 kişinin bir binada toplanarak kendilerine ne söylemeleri gerektiğinin anlatıldığını öne sürdü. Güler, video çekmek istemeyen bir kişinin yapıdan uzaklaştırıldığını, mensupların ise görevlerini kaybetme ve cemaatten dışlanma korkusuyla video çekmek zorunda kaldığını iddia etti.
"Kimin ne konuşacağını dahi Alparslan Kuytul belirlemektedir"
Söz konusu itibarsızlaştırma videolarının doğrudan Alparslan Kuytul tarafından organize edildiğini öne süren Güler, "Kimin ne konuşacağını, ne anlatacağını dahi Alparslan Kuytul belirlemektedir" ifadelerini kullandı.
Çekilen görüntülerin daha sonra yapıya ait sosyal medya hesaplarından yayıldığını ve diğer mensuplar tarafından geniş kitlelere ulaştırıldığını iddia eden Güler, aynı yöntemin Kuytul ile sorun yaşayan başka eski mensuplara karşı da kullanıldığını savundu.
Koray Sarısaçlı, Hasan Koyuncu ve Galip Kıran’ı örnek gösterdi
Güler, ifadesinde Galip Kıran, Hasan Koyuncu ve Koray Sarısaçlı’nın isimlerini de vererek, bu kişilerin Alparslan ve Semra Kuytul ile yaşadıkları sorunların ardından itibarlarını hedef alan kampanyalarla karşı karşıya kaldıklarını öne sürdü. Koray Sarısaçlı ve ailesine yönelik sosyal medya yayınlarında özel hayat ve namus üzerinden suçlamalarda bulunulduğunu söyleyen Güler, benzer yöntemin daha sonra kendi ailesine karşı da kullanıldığını iddia etti.
"Cemaatten ayrılanlarla konuşma yasağı" iddiası
Güler, yapılanmadan ayrılan veya liderliği eleştiren isimlerin yalnızca sosyal medyada hedef alınmadığını, aynı zamanda diğer mensuplarla temaslarının da kesilmesinin sağlandığını öne sürdü. Kendisinin de "hain" ilan edildiğini belirten Güler, ailesiyle görüşmeye devam eden mensupların dahi hedef gösterildiğini iddia etti. Güler, bir yayında bu kişiler için "Bunlarla görüşende cemaat kanı yoktur, bunlarla görüşen kansızdır" ifadelerinin kullanıldığını öne sürdü.
Sosyal medya hesaplarının "merkezden yönetildiği" iddiası
Güler, "Furkan Duruşu", "Furkan Harekatı Gündem" ve "Davet Meydanı" isimli sosyal medya hesaplarının da kendisi ve ailesine yönelik kampanyalarda kullanıldığını öne sürdü. Bu hesaplardan ailesinin şerefi ve özel hayatını hedef alan tehdit ve şantaj içerikli paylaşımlar yapıldığını savunan Güler, söz konusu hesapların Alparslan Kuytul ve yakın çevresinin yönlendirmesiyle hareket ettiğini iddia etti. Güler, sosyal medya üzerinden yürütülen kampanyaların birkaç hesapla sınırlı kalmadığını, çok sayıda paylaşım yapılarak konuların Türkiye gündemine taşınmaya çalışıldığını öne sürdü.
"Videoları manipüle edin, algı oluşturun" iddiası
Güler ayrıca İsmail Ataş isimli bir yapı mensubunun ayrılan kişiler hakkında mizahi ve aşağılayıcı videolar hazırlamakla görevlendirildiğini iddia etti. Güler, dosyaya sunduğu bir mesajlaşmada cemaatten ayrılan kişiler hakkındaki videoların "manipüle edilmesi ve algı oluşturulması" amacıyla kullanıldığına ilişkin ifadeler bulunduğunu öne sürdü.
Güler’den can güvenliği talebi
Mürsel Güler, ifadesinin sonunda Alparslan Kuytul, Semra Kuytul ve isimlerini verdiği bazı yapı mensupları ile sosyal medya hesaplarından şikayetçi olduğunu belirtti. Kendisinin veya ailesinin başına herhangi bir olay gelmesi halinde sorumluluğun Alparslan Kuytul’da aranmasını istediğini söyleyen Güler, kendisinin ve ailesinin can güvenliğinin sağlanmasını talep etti.
Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında Güler’in beyanları, delil olarak sunduğunu belirttiği sosyal medya kayıtları ve diğer materyallerin adli makamlarca değerlendirildiği bildirildi.