Haber Giriş Tarihi: 13.09.2026 12:18
Haber Güncellenme Tarihi: 13.09.2026 12:18
https://www.normhaber.com/

1983 yılında Şanlıurfa’nın Havşanlı köyünde göreve başlayan Öğretmen Orhan Bozyiğit, 40 yıl sonra eski öğrencileri ile buluştu. Buluşmada duygu dolu anlar yaşandı.
Memleketi Ardahan’dan öğretmenlik için yola çıkan Orhan Bozyiğit, ilk görev yerinde Afyon’da öğretmenlik deneyimi yaşadı. Ancak onun meslek hayatındaki en özel dönem, 1983 yılında ikinci görev yeri olan Şanlıurfa’nın Havşanlı Köyüne atanmasıyla başladı. Kırsalda elektriğin, suyun olmadığı, ulaşımın zor şartlarla yapıldığı dönemlerde gelen genç öğretmen, eğitim sevgisiyle zorlukları göğüsledi. Taştan örülü okul binasında kısıtlı imkanlarla görev yapan Öğretmen Bozyiğit, ilk günlerde şartların zorluğunu düşündü. Ancak Havşanlı halkının samimi ve sıcak yaklaşımı, kısa sürede bu endişelerin yerini güçlü bir bağa bıraktı. Köylülerle kurduğu dostluk sayesinde zorlu şartları geride bırakan Orhan Öğretmen, Havşanlı’da görev yaptığı sırada hayatını da sevdiği kadınla burada birleştirdi.
40 yıllık gönül bağı
Daha sonra tayini çıkan Bozyiğit 4 yıl sonra köyden ayrıldı. Ancak aradan geçen yaklaşık 40 yıla rağmen Havşanlı halkı ile Orhan Öğretmen arasındaki iletişim ve gönül bağı hiç kopmadı. Türkiye’nin farklı şehirlerinde görev yapan Bozyiğit, meslek hayatı boyunca binlerce öğrenci yetiştirdikten sonra emekliye ayrıldı. Emekliliğinin ardından ise gençliğinin önemli bir bölümünü geçirdiği Havşanlı’yı yeniden görme isteği ağır bastı. Eşiyle birlikte köye giden Orhan Öğretmen, yıllar içinde değişen Havşanlı ile karşılaştı. Köyün altyapısı yenilenmiş, yerleşim büyümüştü. Ancak onu geçmişe götüren en önemli durak, yıllar önce ders verdiği eski taş okul oldu.
Eski öğrencileriyle duygusal buluşma
Orhan Bozyiğit, okulun bahçesinde yıllar önce sıralarında oturan öğrencileriyle yeniden bir araya geldi. Bir zamanlar çocuk olan öğrencileri büyümüş, aile kurmuş, hatta torun sahibi olmuştu. 40 yıllık hasret, eski taş okulun bahçesinde yaşanan kucaklaşmalarla sona erdi. Orhan Öğretmen ve eşi daha sonra yıllar önce kaldıkları eski evi ve hatıralarla dolu sokakları tek tek ziyaret etti.
Orhan Öğretmen’in görev yaptığı yıllarda yaşları nedeniyle kendisini görme fırsatı bulamayan Havşanlı sakinleri de onu yıllar boyunca anlatılan hatıralar ve hatıralardan tanıdı. Köyde Orhan Hoca hakkında anlatılan güzel hikayeler, onu hiç görmeyenlerin bile öğretmene karşı sevgi ve saygı duymasını sağladı.
3 günlük ziyaret 15 gün sürdü
Orhan Öğretmen ve ailesi, Havşanlı’ya ilk etapta yalnızca 1 günlük bir ziyaret planladı. Ancak köy sakinlerinin gösterdiği misafirseverlik, geçmiş günlere ilişkin sohbetler ve yıllar sonra yeniden kurulan dostluk, ziyaretin süresini değiştirdi. Köylülerin ısrarı üzerine Bozyiğit ailesinin Havşanlı’daki ziyareti 15 güne uzadı. Yıllar sonra gerçekleşen buluşma, öğretmenlik mesleğinin toplum hayatında bıraktığı kalıcı izi bir kez daha ortaya koydu. Havşanlı sakinleri, 40 yıl sonra Orhan Öğretmen ile yeniden bir araya gelmenin ve geçmişten bugüne uzanan dostluğu tazelemenin mutluluğunu yaşadı.
"En çok bende iz bırakan bu köy oldu"
40 yılın ardından öğrencilerini ziyaret eden Öğretmen Orhan Bozyiğit, "1983 yılında buraya geldim. Buraya geldiğimde köyde elektrik, su yoktu. Okul kerpiçten yapılmış bir yapıydı. Daha sonra bu taştan yapılmış okula taşındık. O dönem ilk geldiğimde biraz tabii ki sıkıldık, üzüldük ama daha sonra baktık ki o halkın bir sıcak ilgisi vard, o karanlıklar onların ilgisinden dolayı aydınlık oldu. Yüreğimiz ferahladı. O dönem aşağı yukarı 60’ın üzerinde öğrenci vardı. 40 tane 1. sınıf öğrencimiz vardı. İlkokula geldikleri zaman Türkçe bilmiyorlardı ama şükürler olsun özveriyle canla başla çalışarak biz onları geleceğe yetişmeleri için çaba gösterdik. Şükürler olsun şu an öğrencilerimi gördüm çok mutlu oldum. Şu anda benim yaş 67 öğrencilerim 52, 53, 54 yaşlarında yaşlanmışlar. Onların da torunları var ama hemen hemen çoğunu unutmamışım. Onlar hep beni iletişim olarak aradılar, sordular. Ben de 40 yılın özlemi ile beraber, eşimle beraber hadi ne zaman gidelim dedik, bugün de nasip oldu. Geldik şükürler olsun Havşanlı Köyünü, Havşanlı İlkokulu’nda gördük, çok mutluyuz. 3 yıldır emekliyim, 44 yıl çalıştıktan sonra ilk ziyaretimi bu köye yaptım. Çünkü en çok bende iz bırakan köy bu köy oldu. En sevdiğim köyde bu köydür, köy halkıdır onlar beni sevgileriyle bağrına bastı, ben de onları ziyarete geldim. Şükürler olsun çok mutluyum" dedi.
Öğretmenini karşısında görünce göz yaşlarına boğulduğunu aktaran köy sakini Ali Sağır, "Muhteşem bir duygu. Yani 40 yıl sonra ilkokul öğretmenimizin gelişiyle inanın bayramı yaşıyoruz. Eşiyle geldiler, 8 gündür buradalar ama bırakmayı düşünmüyoruz. Çünkü öğrencileri olarak onu evimizde ağırlamak için sıradayız. 40 yılın özlemini 8 günde bitirmek istemiyoruz. hatıralarımız çok, öğretmenini 40 yıl sonra görmek herkese nasip olmaz. Bize nasip oldu şükürler olsun. Duygularıma nasıl anlatayım, ilk karşımda gördüğümde gözyaşlarımı tutamadım. Eşim de bu sırada yanımdaydı, o da şaşırdı. Öğretmenimi karşımda görünce sanki rahmetlik babamı görmüş gibi sevindim. Sarıldım, ağladım" şeklinde konuştu.
Köy sakinlerinden Eyyüp Dal, "Yaklaşık yarım asır önce memleketi Ardahan’dan yollara çıkan, cebinde idealleri, yüreğinde memleket sevgisi olan genç bir öğretmen köyümüze geldiğinde o zaman köyümüzde su yoktu, elektrik yoktu, yollar dahi pek düzgün değildi. Gurbet de zor olunca hocamız burada hüzünleniyor. İşte tam da burada köylümüzün şefkati, merhameti öğretmenini sahiplenmesi, misafirpervelliği, öğretmenimizin eğitime olan sevgisi ile birleşmesiyle güzel hatıralar, unutulmaz hatıralar ortaya çıkardı. Hocamızın tayini buradan çıkınca da geldiği gibi tekrar hüzünleniyor. Tabii Urfa’ya gelen ağlar giden ağlar sözünün vuku bulmuş halini yaşıyoruz aslında. Öğretmenliğin sadece sınıfta ders anlatmak olmadığını, insan hayatında iz bırakmak olduğunun en güzel örneklerinden bir tanesi. Hocamız tabii 40 yıl zaman diliminde Sakarya, Ankara, Afyon gibi şehirlerde görev yapmasıyla daha sonra burayı ziyaret etti ve gönüllülerin birleşmesine vesile oldu. Ben hocamıza sonsuz teşekkür ediyorum" dedi.
Öğrencilerden Mehmet Demirdal ise, "Hissettiğimiz şey anlatılmaz, yaşanması gereken bir duygudur. Orhan hocamız bize geldiğinde biz 7 yaşındaydık, şu anda 50 yaşındayız. Bizi gerçekten bu ziyareti ile memnun etti" diye konuştu.