Haber Giriş Tarihi: 01.09.2026 11:58
Haber Güncellenme Tarihi: 01.09.2026 11:58
https://www.normhaber.com/

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Zirvesinde, "ABD’nin mutabakat zaptı kapsamındaki taahhütlerine geri dönmesi halinde İran’ın da derhal karşılık vereceğini belirtiyorum" dedi.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te gerçekleştirilen Şanghay İşbirliği Örgütü Zirvesi’nde konuştu. Pezeşkiyan, "Şanghay İşbirliği Örgütü’nün son 20 yıldaki en önemli başarılarından biri, ortak güvenlik sorunlarına çözüm bulmada güven inşa etme ve iş birliği için bir platform oluşturması olmuştur. Örgütün deneyimi, sürdürülebilir güvenliğin çatışma yoluyla değil, karşılıklı güven, ülkelerin egemenliğine saygı, iç işlerine karışmama ve devletler arası işb irliği yoluyla elde edildiğini göstermiştir" ifadelerini kullandı. Pezeşkiyan, "Bugün bölgemiz karmaşık ve iç içe geçmiş bir dizi tehditle karşı karşıya. Terörizm, şiddet içeren aşırıcılık, uyuşturucu kaçakçılığı, uluslararası organize suç, siber suçlar ve ortaya çıkan güvenlik tehditleri, bölgesel barış ve istikrarı zorlamaya devam ediyor. Bu tehditlere ek olarak, jeopolitik rekabetin yoğunlaşması, tek taraflı politikaların genişlemesi, askeri güç ve kuvvet kullanımı, tek taraflı ve hukuk dışı yaptırımların uygulanması, ekonomi ve teknolojinin araçsal kullanımı ve uluslararası hukukun temel ilkelerinin zayıflaması, gelişmekte olan ülkeler ve yükselen ekonomiler için ciddi endişeler oluşturmuştur" şeklinde konuştu. Pezeşkiyan, "Batı Asya bölgesinde, İran’da, Lübnan’da, Gazze’de ve Batı Şeria’da yaşanan son gelişmeler, uluslararası hukuk kurallarının hiçe sayılmasının ve güç ve baskıya dayalı yaklaşımların devam etmesinin yalnızca ülkelerin güvenliğini değil, tüm bölgenin ve dünyanın istikrarını da tehdit ettiğini bir kez daha göstermiştir" dedi.
"ABD ile İsrail’in saldırıları, BM Şartı’nın ve uluslararası hukukun temel ilkelerinin ihlalidir"
ABD’nin ülkesine yönelik saldırıları hatırlatan Pezeşkiyan, "ABD ve Siyonist rejimin (İsrail) 13 Haziran 2025 ve 28 Şubat 2026 tarihlerinde İran’a karşı gerçekleştirdiği saldırılar, Birleşmiş Milletler Şartı’nın ve uluslararası hukukun temel ilkelerinin, güç kullanımının yasaklanması ilkesinin ve yaşam hakkının açık bir ihlalidir. Bu saldırılar, İran dini liderinin öldürülmesi gibi büyük bir suçla başladı. Saldırganlar Minab’daki bir okula saldırdı ve 168 öğrenci ve öğretmeni katletti. Aynı gün Fars vilayetinin Lamerd şehrindeki bir stadyuma saldırdılar. Bunlar, 40 günlük savaşın ilk günündeki büyük suçların sadece üç örneğiydi. Bu vahşet karşısında, cesur ve gayretli silahlı kuvvetlerinin büyük gücüne güvenen ve asil milletinin ülke çapındaki desteğinden yararlanan İran, ABD’ye ve işgalci rejime ağır ve stratejik yenilgiler yaşatt, parlak zaferler elde etti. Bu saldırılar, Şanghay İşbirliği Örgütü üyesi bir ülkeye ve kadim bir medeniyete yönelik bir saldırıydı. Bu saldırganlığı kınayan ve İran halkı ve hükümetine başsağlığı dileklerini ifade eden örgütü ve tüm ülkeleri takdir ediyoruz" ifadelerini kullandı.
"ABD mutabakat zaptındaki taahhütlerine geri dönerse İran, derhal karşılık verecektir"
Pezeşkiyan, "İran halkının, İran’ın neredeyse tüm şehirlerinde askeri, ekonomik, altyapı ve hatta okullar ve hastanelere yönelik yaygın saldırılara karşı 40 gün süren şiddetli direnişinin ardından ve ABD’nin önceden belirlenmiş hedeflerin hiçbirine ulaşamaması üzerine ateşkes ve savaşın sona ermesi, zorunlu hale geldi. Dost ve kardeş iki ülke olan Pakistan ve Katar’ın arabuluculuğuyla yaklaşık 3 ay süren müzakereler, İslamabad Mutabakat Zaptı olarak bilinen anlaşmayla sonuçlandı. Ancak ABD’nin bu mutabakat zaptına olan bağlılığı, ABD Başkanı tarafından imzalanmasının üzerinden 2 hafta geçmeden kısa sürdü ve ülkenin aşırı talepleri ve taahhütlerinden geri adım atması başladı. Bu durum hala devam ediyor. ABD’nin taahhütlerinin ihlaline İran’ın orantılı bir yanıt verdiği açıktır. Ancak açıkça söylüyorum ki ABD, söz konusu mutabakat zaptındaki taahhütlerine geri dönerse İran da buna derhal karşılık verecektir. ABD’nin aksine İran, uluslararası yükümlülüklerini ve anlaşmalarını yerine getirme konusunda mükemmel bir sicile sahiptir ve her zaman uluslararası hukuku yöneten ilkelere uygun hareket etmiştir" şeklinde konuştu.