Haber Giriş Tarihi: 01.09.2026 10:58
Haber Güncellenme Tarihi: 01.09.2026 10:58
https://www.normhaber.com/

Türkiye, uzayın barışçıl ve sürdürülebilir şekilde keşfedilmesine yönelik uluslararası iş birliğinin temel ilkelerini belirleyen Artemis Anlaşmaları’na imza attı.
Türkiye, uzay çalışmalarında uluslararası iş birliğini güçlendirmeye yönelik önemli bir adım attı. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, ABD’nin başkenti Washington’daki NASA Genel Merkezi’nde düzenlenen törende uzayın barışçıl ve sürdürülebilir şekilde keşfedilmesine yönelik uluslararası iş birliğinin temel ilkelerini belirleyen Artemis Anlaşmaları’na Türkiye adına imza attı.
Türkiye’nin Artemis Anlaşmaları’nın 71. imzacısı olduğu törene NASA Yöneticisi Jared Isaacman, ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, Türkiye Uzay Ajansı yetkilileri ve davetliler katıldı. İmza ile Türkiye, Ay, Mars ve derin uzayın keşfinde şeffaflık, barışçıl kullanım, veri paylaşımı ve birlikte çalışabilirlik gibi ilkeleri esas alan uluslararası işbirliği çerçevesine dahil oldu.
"Türkiye’yi 71. imzacı ülke olarak ağırlamaktan büyük onur duyuyorum"
NASA Yöneticisi Jared Isaacman, törende yaptığı açılış konuşmasında, Türkiye’nin Artemis Anlaşmaları’na katılımının uluslararası uzay iş birliği açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu belirterek, "Bugün James Webb Oditoryumu’nda bu kadar çok kişiyi görmek gerçekten harika. Bence bu, bu anın önemini en iyi şekilde ortaya koyuyor. Bu nedenle aramıza katıldığınız için hepinize teşekkür ederim. Bakan Kacır, Türkiye Uzay Ajansı Başkanı Karobs ve Müsteşar Yardımcısı Tomlinson, Türkiye Cumhuriyeti’ni Artemis Anlaşmaları’nın 71. imzacı ülkesi olarak aramızda ağırlamaktan büyük onur duyuyorum. Türkiye, uzayın barışçıl, şeffaf ve sorumlu bir şekilde keşfedilmesine kendini adamış, benzer görüşlere sahip ve giderek büyüyen bir topluluğa katılıyor. Bugün, uluslararası ortaklığımız açısından önemli bir dönüm noktasıdır. Bu imza töreni, NASA için muhteşem geçen birkaç günün taçlandırılması niteliğindedir" ifadelerini kullandı.
Kacır: "Türkiye’nin uzay yolculuğunda önemli bir dönüm noktası"
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır imza töreninde yaptığı konuşmada, Türkiye’nin Artemis Anlaşmaları’na katılımının ülkenin uzay alanındaki hedeflerinin önemli bir parçası olduğunu belirterek, "Sayın Bakan Yardımcısı, Sayın Yönetici Isaacman, hanımefendiler, beyefendiler; Türkiye’nin uzay yolculuğunda önemli bir dönüm noktasına işaret eden bugünde burada bulunmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Artemis Anlaşmaları’na imzacı olmak; Türkiye’nin, Dünya’nın ötesindeki geleceğinde aktif, yetkin ve sorumlu bir rol üstlenme konusundaki kararlılığının bir başka göstergesidir. Küresel uzay ekonomisinin yıllık büyüklüğü halihazırda 600 milyar doları aşmış durumda. Türkiye, gelişen teknolojik kabiliyetlerini uluslararası ölçekte rekabetçi ürünlere, hizmetlere ve ortaklıklara dönüştürmeyi hedefliyor. Türkiye bu yeni döneme kendi hedefleri ve kendi kabiliyetleriyle giriyor. Son 20 yılda Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde uzay bilimi ve teknolojileri alanında önemli adımlar attık. Bu çalışmalar, uydu teknolojilerinde tasarım ve mühendislikten entegrasyon, test, üretim ve işletmeye kadar uçtan uca milli kabiliyetler geliştirmemizi sağladı. Gözlem uydularına yönelik projelerimizle milli mühendislik kabiliyetlerimizi geliştirdik. Uydu tasarımı, entegrasyonu ve işletilmesi alanlarındaki uzmanlığımızı derinleştirdik. Türkiye’de tasarlanıp üretilen ilk haberleşme uydusu TÜRKSAT 6A ise bu kabiliyetleri yeni bir seviyeye taşıdı" dedi.
"Amacımız uzayda sürdürülebilir bir varlık oluşturmak"
Bu başarıların Türkiye’nin uzay yolculuğunda önemli kilometre taşlarını oluşturduğunu söyleyen Bakan Kacır, "Ancak vizyonumuz uydu teknolojilerinin çok ötesine uzanıyor. Amacımız uzayda sürdürülebilir bir varlık oluşturmak, milli hak ve menfaatlerimizi korumak ve uzayın barışçıl kullanımını tüm insanlığın yararına ilerletmektir. Türkiye Uzay Ajansının kurulması, Türkiye’nin uzay alanında giderek büyüyen hedefleri için güçlü bir kurumsal temel oluşturdu. Gelişmekte olan bir uzay ekosistemi ancak açık bir vizyon ve ortak milli öncelikler doğrultusunda yönlendirildiğinde potansiyelini tam anlamıyla gerçekleştirebilir. 2021 yılında Milli Uzay Programı’nı kamuoyuyla paylaşarak Türkiye’nin uzun vadeli uzay yolculuğu için 10 stratejik hedef belirledik. Milli Uzay Programımız kapsamında insanlı uzay uçuşlarından bilimsel araştırmalara ve uzay teknolojilerine kadar bu yol haritasını somut başarılara dönüştürmeye başladık. Bugün aramızda bulunan ilk astronotumuz Alper Gezeravcı, Uluslararası Uzay İstasyonu’nda 13 bilimsel deneyi başarıyla gerçekleştirdi. İkinci astronotumuz Tuva Cihangir Atasever ise daha sonra gerçekleştirdiği yörünge altı araştırma uçuşunda 7 deney yaptı. Bu görevler milletimizin hayal gücünü harekete geçirdi ve milyonlarca gencimize ilham verdi. Ankara’da bir uzay teknoparkının kurulmasına yönelik çalışmalarımız da halihazırda devam ediyor. Bunun yanı sıra sivil, ticari ve uluslararası fırlatma faaliyetlerinden oluşan daha geniş bir ekosistemi destekleyecek bir uzay limanı için çalışmalara başladık. Navigasyon ve zamanlama alanındaki teknolojik bağımsızlığımızı güçlendirmek amacıyla konumlama ve zamanlama sistemimizi de geliştiriyoruz" şeklinde konuştu.
"Hedefimiz 2027 yılında Ay’a ulaşmak"
Türkiye’nin Ay Araştırma Programı’na ilişkin hedeflerini de açıklayan Kacır, "Değerli katılımcılar; Ay, insanlık tarihinde her zaman özel bir yere sahip oldu. Zaman anlayışımızı şekillendirdi, bilimsel meraka ilham verdi ve insanlığın Dünya’nın ötesine yönelik en eski hedeflerinden birini oluşturdu. Bugün ise Ay’ın önemi daha da artıyor. Ay; bilimsel keşifler, ileri teknoloji geliştirme çalışmaları, derin uzayın keşfi ve geleceğin uzay ekonomisi açısından stratejik bir geçiş noktası haline geliyor. Türkiye açısından bu yeni dönemin parçası olmak hem bilimsel bir hedef hem de stratejik ve teknolojik bir amaçtır. Bu nedenle Ay’ın keşfi, Milli Uzay Programımızın temel unsurlarından birini oluşturuyor. Ay Araştırma Programımız kapsamında kendi uzay aracımızı ve derin uzay görevleri için kritik teknolojilerimizi geliştiriyoruz. Hedefimiz, Türkiye’nin milli imkanlarla geliştirdiği hibrit itki teknolojisini (uzay aracının hareketini, hızını ve yönünü sağlayan sistemleri) kullanarak 2027 yılında Ay’a ulaşmak. Amacımız yalnızca Ay’a ulaşmak değil, aynı zamanda değerli bilimsel veriler elde etmek ve gelecekte daha iddialı derin uzay görevlerini gerçekleştirebilmek için gerekli teknolojik tecrübeyi kazanmaktır. Bu görev; itki sistemleri , uzay aracı tasarımı, otonom sistemler, haberleşme ve derin uzay operasyonları alanlarındaki kabiliyetlerimizi ileriye taşıyacak. Bunlar, sağlayacağı değer tek bir görevle sınırlı olmayan teknolojilerdir. Bu açıdan Türkiye’nin milli Ay hedefleri ile bugün gerçekleştirilen imza birbirini güçlü biçimde tamamlıyor" ifadelerini kullandı.
"Türkiye, Artemis Anlaşmaları’nı önemli bir katkı olarak görüyor"
Artemis Anlaşmaları’nın uluslararası uzay çalışmalarındaki önemine değinen Bakan Mehmet Fatih Kacır, "Türkiye, Artemis Anlaşmaları’nı uzayın gelecekteki keşfi için barışçıl, şeffaf ve öngörülebilir bir çerçeve oluşturulmasına yönelik önemli bir katkı olarak görüyor. Artemis Anlaşmaları, güvenli ve sorumlu uzay keşifleri için ortak bir çerçeve sunarken aynı zamanda katılımcı ülkeler arasında birlikte çalışabilirliğin artırılması, bilimsel iş birliğinin geliştirilmesi ve teknoloji ortaklıklarının kurulması için de değerli bir temel oluşturuyor. Türkiye, gelişen teknolojik kabiliyetlerini, bilimsel uzmanlığını ve barışçıl uzay keşfine olan bağlılığını, uluslararası uzay iş birliğinin giderek büyüyen bu yapısına taşımaya hazırdır. Artemis ekosistemi, ülkelerin robotik sistemlerden Ay altyapısına, haberleşmeden bilimsel faydalı yüklere, yaşam destek sistemlerinden derin uzay teknolojilerine kadar farklı alanlarda önemli roller üstlenebileceğini şimdiden ortaya koymuştur" diye konuştu.
Kacır’dan gençlere uzay mesajı
Türkiye’de özellikle gençlerin uzay teknolojilerine yönelik ilgisine dikkat çeken Kacır, "Hanımefendiler, beyefendiler; Bugün burada yaptıklarımızı izleyen bir nesil de var. Türkiye genelinde uzay bilimi ve teknolojilerine yönelik ilgi, özellikle gençlerimiz arasında hızla artıyor. Türkiye’deki gençlerin uzay araçlarını tasarlayan mühendisler, bilimsel keşiflere imza atan bilim insanları, şirketler kuran girişimciler ve geleceğin uzay görevlerini gerçekleştiren astronotlar olmalarını istiyoruz. Dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali olan TEKNOFEST, bilim iletişimi programlarımız ve gökyüzü gözlem etkinliklerimiz, milyonlarca gence keşfetmeleri, deney yapmaları ve gezegenimizin ötesinde neler olduğunu hayal etmeleri için ilham vermeye devam ediyor. Eğitim, araştırma, girişimcilik ve ileri teknoloji geliştirme alanlarındaki imkanları genişleterek bu ilgiyi ve heyecanı gerçek bir kabiliyete dönüştürüyoruz" dedi.
"Uluslararası uzay iş birliğinde yeni bir sayfa açılıyor"
Türkiye’nin Artemis Anlaşmaları’na katılımıyla uluslararası iş birliğinde yeni bir döneme girildiğini belirten Kacır, "Bugünkü imzayla Türkiye, uzayın barışçıl, sorumlu ve sürdürülebilir biçimde keşfedilmesine yönelik taahhüdünü bir kez daha teyit ederken uluslararası uzay iş birliğinde de yeni bir sayfa açıyor. Gelişen bilimsel ve teknolojik kabiliyetlerimizle ortak çıkarlarımıza hizmet edecek müşterek görevlere, araştırmalara ve ortaklıklara katkı sunmaya hazırız. ABD, NASA ve Artemis Anlaşmaları’na imza atan ülkelerle ortaklığımızı daha da derinleştirmeyi sabırsızlıkla bekliyoruz" diye konuştu.
"Erdoğan ve Trump arasındaki diyalog değerli bir siyasi ivme sağlıyor"
Türkiye-ABD ilişkilerine de değinen Kacır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki diyaloğun ikili ilişkilerin geliştirilmesine katkı sağladığını ifade ederek, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Sayın Donald Trump arasındaki yakın dostluk ve doğrudan diyalog, ABD ile ikili ilişkilerimizin daha da geliştirilmesi açısından değerli bir siyasi ivme sağlıyor. Başkan Trump’ın NATO Zirvesi vesilesiyle yakın zamanda Türkiye’ye gerçekleştirdiği ziyaret, bu ivmeyi daha da güçlendirdi ve ülkelerimiz arasında somut iş birliği için yeni fırsatlar oluşturdu. Bu ivmeyi uzay, ileri teknolojiler, araştırma ve inovasyon dahil olmak üzere geleceğin teknolojilerini ve sektörlerini şekillendirecek alanlara taşıyabileceğimize inanıyoruz. Türkiye bu iş birliğine yalnızca güçlü hedeflerle değil, aynı zamanda somut katkılar sunabilecek ve giderek gelişen bir kapasiteyle dahil oluyor. Gelişen Ar-Ge ve inovasyon ekosistemimiz, yüksek nitelikli mühendislik insan kaynağımız, ileri üretim altyapımız ve gelişmekte olan uzay sanayimiz; ortak girişimlere bilimsel, teknolojik ve endüstriyel değer katmamızı mümkün kılıyor. Karşılıklı fayda, birbirini tamamlayan kabiliyetler ve somut projeler temelinde ortaklıklar geliştirmeye hazırız. Bugünün, Türkiye’nin uluslararası uzay işbirliğinde yeni ve verimli bir dönemin başlangıcı olmasını temenni ediyorum" şeklinde konuştu.
Artemis II mürettebatına Antalya daveti
Kacır, konuşmasının sonunda 5-9 Ekim 2026 tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilecek 77. Uluslararası Uzay Kongresi’ne değinerek Artemis II mürettebatını da Türkiye’ye davet etti. Kacır, "Sözlerimi tamamlamadan önce, 5-9 Ekim 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek 77. Uluslararası Uzay Kongresi hakkında da birkaç söz söylemek istiyorum. NASA’yı ve ABD uzay camiasını Türkiye’de düzenlenecek 2026 Uluslararası Uzay Kongresi’nde ağırlayacak olmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Artemis II mürettebatını da Antalya’daki IAC 2026’da ağırlamaktan büyük memnuniyet duyarız. Onların katılımının tüm katılımcılar tarafından büyük bir memnuniyetle karşılanacağına inanıyorum. İşbirliğimizi sürdürmeyi ve bu önemli etkinliği uluslararası uzay camiasıyla birlikte gerçekleştirmeyi sabırsızlıkla bekliyoruz. Teşekkür ederim" dedi.