Haber Giriş Tarihi: 13.08.2026 12:58
Haber Güncellenme Tarihi: 13.08.2026 12:58
https://www.normhaber.com/

Kemik erimesinin uzun yıllar hiçbir belirti vermeden ilerleyebildiğini ve hatta çoğu kişide ilk kez bir kemik kırığıyla fark edildiğine dikkat çeken Acıbadem Bodrum Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Şirin Atlığ, "Osteoporoz, özellikle menopoz sonrası kadınlarda ve ileri yaş erkeklerde daha sık görülüyor. Genetik yatkınlığı bulunanların ve menopoza giren kadınların düzenli kemik yoğunluğu ölçümü yaptırması erken tanıda büyük önem taşıyor" uyarısında bulundu.
Kemik erimesinin çoğu zaman belirtisiz ilerlediğini söyleyen Acıbadem Bodrum Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Şirin Atlığ, "Osteoporozun ilk belirtisi bazen bir kemik kırığı olabiliyor. Fiziksel olarak kişiyi ciddi anlamda engelleyebiliyor, günlük yaşantısını zorlaştırabiliyor. İleri yaşta gelişen kalça kırıkları ise yatağa bağımlılığa neden olabilecek kadar ciddi sonuçlara yol açabiliyor" dedi. Kemik sağlığının çocukluk döneminden itibaren şekillendiğini belirten Atlığ, "Kişinin kemik kütlesi yaklaşık 25 yaşında en yüksek seviyeye ulaşıyor. Çocukluk ve gençlik dönemindeki beslenme alışkanlıkları, güneşten yararlanma, düzenli egzersiz ve genetik yapı bu kemik rezervini belirliyor. Bu nedenle yetersiz beslenme, hareketsizlik ve D vitamini eksikliği ilerleyen yıllarda kemik erimesi riskini artırabiliyor" diye konuştu.
Hareketsizlik en önemli risklerden biri
Kemik yapımını destekleyen en önemli faktörlerden birinin düzenli egzersiz olduğunu söyleyen Atlığ, "Uzun süre hareketsiz kalmak, menopozla birlikte hormon düzeylerinin azalması, sigara, alkol ve aşırı kahve tüketimi kemik yıkımını hızlandırıyor" ifadelerini kullandı.
"İp atlama ve yerçekimine karşı yapılan egzersizler de kemik yapımını destekliyor"
Kemik erimesinden korunmanın yaşam boyu sürdürülen alışkanlıklarla mümkün olduğunu belirten Atlığ, "Protein ve kalsiyumdan zengin beslenmek, düzenli ağırlık egzersizleri yapmak, aşırı kahve tüketiminden kaçınmak, D vitamini düzeyini kontrol ettirmek, sigara ve alkolden uzak durmak kemik sağlığını korumaya yardımcı oluyor. Kemik ve kas kütlesini artıran ağırlık egzersizleri, yerçekimine karşı yapılan ip atlama, trambolin gibi egzersizler de kemik yapımını destekliyor" dedi.
Menopoz sonrası kemik ölçümü ihmal edilmemeli
Özellikle risk grubundaki kişilerin kemik yoğunluğu ölçümü yaptırmasının önemine dikkat çeken Atlığ, "Özellikle genetik yatkınlığı bulunan kişiler ile menopoz sonrası kadınların düzenli kemik yoğunluğu ölçümü yaptırması erken tanı açısından büyük önem taşıyor. Erken tanı konulduğunda ilaç tedavisi, egzersiz ve yaşam tarzı değişiklikleriyle kırık riski önemli ölçüde azaltılabiliyor" diye konuştu.