Uzmanından uyarı: Kalbinizi korumak için belirti beklemeyin

Haber Giriş Tarihi: 28.08.2026 11:20
Haber Güncellenme Tarihi: 28.08.2026 11:20
https://www.normhaber.com/
Kalp-damar hastalıkları dünyada ve Türkiye’de ölümlerin başlıca nedenleri arasında yer almayı sürdürürken, Medicana International Ankara Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Çiğdem Koca, kalp sağlığının korunmasında koruyucu sağlık hizmetlerine erişim ve sağlık okuryazarlığının yanı sıra kişisel risk faktörlerinin erken belirlenmesinin önemine dikkat çekti.
Kalp-damar hastalıkları, tıptaki gelişmelere ve tedavi seçeneklerinin artmasına rağmen dünya genelinde en önemli ölüm nedenleri arasında yer almaya devam ediyor. Medicana International Ankara Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Çiğdem Koca, kalp sağlığının korunmasında yalnızca tedaviye değil, risk faktörlerinin erken dönemde fark edilmesi adına koruyucu sağlık hizmetlerinin erişiminin önemini vurgulayarak, şöyle konuştu:
"Kalp hastalıklarının yükünü azaltmak için yalnızca hastalık ortaya çıktıktan sonra tedavi etmek yeterli değil. Koruyucu sağlık yaklaşımının güçlendirilerek risk faktörlerinin erken yaşlardan itibaren kontrol altına alınması ve toplumun sağlık okuryazarlığının artırılması gerekiyor. Tansiyon, kolesterol, diyabet, obezite, sigara kullanımı, hareketsizlik ve sağlıksız beslenme gibi değiştirilebilir risk faktörleri kontrol altına alındığında kalp-damar hastalıklarının yükünü önemli ölçüde azaltmak mümkün. Bir toplumun gelişmişlik düzeyi arttıkça insanların sağlık bilgisine erişimi, koruyucu sağlık hizmetlerinden yararlanma oranı ve sağlık davranışları da değişebiliyor. Ancak eğitim seviyesini tek başına belirleyici bir faktör olarak değerlendirmek doğru olmaz. Gelir düzeyi, sağlık hizmetlerine erişim, çalışma şartları, beslenme alışkanlıkları ve fiziksel aktivite imkanları gibi pek çok unsur birlikte etkili oluyor. Dolayısıyla kalp-damar hastalıklarıyla mücadelede toplumun tamamına ulaşan koruyucu sağlık politikaları büyük önem taşıyor."
Gençlerde kalp krizinin ölümcül olmasında ihmal riski
Son yıllarda genç yaşta kalp krizi vakalarının daha fazla gündeme gelmesine ilişkin en önemli sebeplerden birinin tanıda gecikme olabileceğini belirten Uzm. Dr. Koca, "Genç bir kişinin göğüs ağrısı, nefes darlığı, soğuk terleme, bulantı veya ani halsizlik gibi şikayetler yaşaması durumunda kalp hastalığı göz ardı edilmemelidir. Özellikle sigara kullanımı, ailesinde erken yaşta kalp hastalığı öyküsü, yüksek kolesterol, hipertansiyon, diyabet, obezite ve hareketsiz yaşam gibi risk faktörleri varsa daha dikkatli olunmalıdır. Genç yaşta kalp krizi görüldüğünde, hastanın ve çevresinin bunu beklememesi nedeniyle sağlık kuruluşuna başvuru gecikebilir. Bu da tedavinin başarısını etkileyebilecek önemli bir faktördür" şeklinde konuştu.
Kadın ve erkeklerde riskler farklı
Kalp hastalıklarının erkeklerde daha yaygın olduğuna ilişkin algının kadınlarda da hastalığın göz ardı edilmesine yol açabileceğini aktaran Uzm. Dr. Koca, "Kalp-damar hastalıkları hem kadınları hem erkekleri etkiliyor. Ancak riskin ortaya çıktığı yaş, risk faktörlerinin etkisi ve belirtilerin görülme biçimi cinsiyete göre farklılık gösterebiliyor. Kadınlarda özellikle menopoz sonrasında kardiyovasküler risk faktörlerinin daha yakından takip edilmesi gerekiyor. Bu nedenle kadınların kalp sağlığını yalnızca meme ve kadın hastalıklarına yönelik kontrollerle sınırlı tutmadan, kardiyovasküler sağlık açısından da değerlendirmeleri önemli. Erkeklerde kardiyovasküler riskler genellikle daha erken yaşlarda ortaya çıkabildiği için tansiyon, kolesterol, kan şekeri, kilo ve sigara kullanımı gibi risk faktörlerinin düzenli olarak takip edilmesi önem taşıyor. Hem kadınların hem erkeklerin yaş ve kişisel risk faktörlerine uygun şekilde kalp sağlıklarını düzenli olarak değerlendirmeleri hayati" diye konuştu.
Kalbinizi korumak için belirti beklemeyin
Dışarıdan zinde ve sağlıklı görünen, sigara kullanmayan ve yüksek tansiyonu bulunmayan kişilerin de kalp krizi geçirebileceğine dikkat çeken Uzm. Dr. Çiğdem Koca, kişisel risk değerlendirmesinde dikkate alınması gereken parametrelere ilişkin de şunları kaydetti: "Kişinin ApoB, lipoprotein(a), trigliserit, HDL, hemoglobin A1c, açlık insülini ve C-reaktif protein gibi değerlerinin de kişisel risk profili doğrultusunda değerlendirilmesi önemli. Özellikle yüksek trigliserit ve düşük HDL düzeyleri metabolik sağlık açısından uyarıcı olabilir. Bunun yanında evde düzenli tansiyon ölçümü yapmak da çok değerli; çünkü hipertansiyon uzun süre hiçbir belirti vermeden ilerleyebiliyor. Unutmamalıyız ki kalp sağlığını korumak için önemli olan, herhangi bir şikayetin ortaya çıkmasını beklemek yerine kişisel risk faktörlerini erken dönemde belirlemek ve gerekli önlemleri zamanında almaktır."