Maaş bağlanan 15 Temmuz gazisi: "Şehit olmaya çıktık, hiçbir beklentimiz yoktu"
Maaş bağlanan 15 Temmuz gazisi: "Şehit olmaya çıktık, hiçbir beklentimiz yoktu"
Haber Giriş Tarihi: 11.08.2026 09:58
Haber Güncellenme Tarihi: 11.08.2026 09:58
Kaynak:
İHA
TBMM’den kabul edilen kanun teklifi ile 15 gazilerine maaş bağlanmasının önü açıldı. 15 Temmuz darbe girişimi gecesi Saraçhane’de darbecilere karşı çatışırken yaralanan gazi Servet Acun, "Bizim bir talebimiz yoktu. Çünkü şehit olmaya çıktık" dedi.
Şehit aileleri, gaziler ve vazife malullerinin haklarında tarihi iyileştirmeler içeren kanun teklifi, TBMM Genel Kurulu’nda 382 milletvekilinin oy birliğiyle kabul edilerek yasalaştı. Yeni düzenlemeyle gazi ve malul aylıklarında ciddi artışlar sağlanırken, 15 Temmuz ile terörle mücadelede yaralanan ancak mevzuat gereği malul sayılmayan vatandaşlara da aylık bağlanmasının önü açıldı.
Düzenlemeden yararlanacak olan 15 Temmuz Gazisi Servet Acun, yaşadığı süreci ve yeni düzenlemenin kendisi açısından ne ifade ettiğini anlattı.
15 Temmuz 2016’da Saraçhane’de yaralanan gazilerden biri olduğunu anlatan Acun, "O gece Sirkeci Polis Merkezi Amirliği’nde gündüz görevimi ifa etmiş, Halkalı’daki polis lojmanlarında bulunan evime geçmiştim. Akşam 8 gibi göreve çağrıldım. Her vatansever gibi ben de ikametimde oturmak yerine yine şahsi, özel sivil motosikletimle yola çıktım. Yollar da zaten kapalıydı. Normal ulaşım aracıyla hiçbir şekilde görev yerine ulaşamazdım. Motosikletimi aldım. Bir aşkla, bir heyecanla görev yerine ulaşmaya çalışırken yolda milletimizin oradaki ‘Allahu ekber’ nidalarını, halkın tanklara karşı mücadelesini gördüm. Özellikle Esenler’de tankların arabaların üzerinden geçmesi gibi olaylara şahit oldum. Olayı anlattıkça tekrar yaşayıp, o ana dönüyoruz ve bu üzerimizde tabii olumsuz etkiler bırakıyor. Bir noktadan sonra artık olay benim açımdan, ‘Vatandaşımı, halkımı nasıl koruyabilirim?’ noktasına döndü. Evden çıkarken de hazırlıklı çıktım. Yanımda üç şarjörlük mermi vardı ve yedek şarjörlerim de vardı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin önünde bulunan memur arkadaşlarımızın destek çağrısı vardı hemen görev yeri olarak Saraçhane’ye, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin önüne gitmeyi hedef edindim. Oraya vardığımda, varmamla birlikte kendimi en öne atmam ve üzerime ateş açılması bir oldu" dedi.
"Benim amacım sadece vatandaşlarımızı korumak ve oradaki teröristleri atmaktı"
15 Temmuz gecesi bir can pazarı yaşandığını vurgulayan Acun, "14 şehidimiz oldu. Birçok şehidimiz de benim yanımda vuruldu. Taşıdıklarım oldu ve karşılıklı bir çatışma da yaşandı. Orada 200 tane gazi, 14 tane de şehit verdik. Akşam 9’dan hemen hemen sabah 5’e kadar oradaydım. Sonra tabii ayakta kalamadım, çok yoruldum. Üzerime ateş açıldı. Ben orada çatışırken G3 mermisinin inanılmaz yüksek sesiyle üzerinize ateş açıldığında nereye atlayacağınızı şaşırıyorsunuz. Dizlerimde, kaburgalarımda zedelenmeler oldu. Ben hemen orada, yorgunluğun da vermiş olduğu takatsizlikle düştüm. Oradan Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne gittim. O sırada ülkenin ne halde olduğunu bilmiyorum. ‘Ne durumdayız? Benim amacım sadece vatandaşlarımızı korumak ve oradaki teröristleri atmaktı. Silahları bırakma uyarılarımıza rağmen dinlemediler ve bizimle çatıştılar. Şu an orada bulunan albaylardan ve yüzbaşılardan mahkeme süreçlerini, FETÖ davalarını da takip ettik. Hepsi ağırlaştırılmış müebbet aldı. Şu an cezaevinde cezalarını çekiyorlar. Ben hastanedeyken jetler süpersonik hızda patlamalar yaptı ve çok aşırı bir ses oldu. Ben hastaneye bomba atıldığını düşündüm. Hastanedeyken oturamadım. Bir ara uçaklar yakın geçti ve ben kendimi yerde buldum" diye konuştu.
Halkın o geceki mücadelesini İstiklal Savaşı’ndaki mücadeleye benzettiğini belirten Acun, "O dönemde herkes en ön cepheye koştu. Sen teröriste, elinde ağır silahlar olanlara karşı göğsünü siper ediyorsun. Devlet de senin oradaki onurlu duruşuna bir unvan verdi. Gazilik unvanı verdi. Terörle mücadele gazilerine tanınan bazı haklardan yararlanmasına yönelik kanun hükmünde kararnamelerle bu düzenlemeleri yaptı. Sonradan Meclis’te bunlar da onaylandı ve biz Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yasal gazisi olduk. Bunu söylerken bile tüylerim diken diken oluyor. Çünkü gazilik, gaza edene verilen bir unvan" dedi.
"Ben son düzenlemeyle maaş almayan gazilerimizin de maaşa bağlanması için çok mutluyum"
Yapılan düzenlemeden büyük memnuniyet duyduğunu söyleyen Acun, "352 tane ağır yaralı gazimize; kolu, bacağı olmayan, sosyal olarak dışarı çıkamayan gazimize malul maaşı bağlandı. Benim gibi, 15 Temmuz’da çatışmış, yaralanmış, hastaneye gitmiş, olayın etkisinde kalmış arkadaşlarımız da gazilik unvanı aldılar, bir onur belgesi olarak nişanesini aldılar. Devlet Övünç Madalyası’yla şereflendirildiler. Ancak bu kanundaki boşluktan sebep 15 Temmuz gazilerinin büyük bir kısmı, yaklaşık 2 bin 600 gazimiz itibarıyla ne yazık ki bu maaşı alamadılar. Kendi adıma, 15 Temmuz gazilerinin bu 10 senelik sorununu çözen yetkililerimize; kendi adıma ve şehit aileleri, gaziler adına çok teşekkür ediyorum. İyi ki varlar. Bizim bir talebimiz yoktu çünkü şehit olmaya çıktık. Ben gerçekten, hemen milimetrelik yanımdan mermiler geçti. O sebeple bir beklentimiz olmadan Cumhurbaşkanımız ve Hükümetimiz şu an bunu bize tahsis etti. Ben son düzenlemeyle maaş almayan gazilerimizin de maaşa bağlanması için çok mutluyum ve çok teşekkür ederim" diye konuştu.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Maaş bağlanan 15 Temmuz gazisi: "Şehit olmaya çıktık, hiçbir beklentimiz yoktu"
Şehit aileleri, gaziler ve vazife malullerinin haklarında tarihi iyileştirmeler içeren kanun teklifi, TBMM Genel Kurulu’nda 382 milletvekilinin oy birliğiyle kabul edilerek yasalaştı. Yeni düzenlemeyle gazi ve malul aylıklarında ciddi artışlar sağlanırken, 15 Temmuz ile terörle mücadelede yaralanan ancak mevzuat gereği malul sayılmayan vatandaşlara da aylık bağlanmasının önü açıldı.
Düzenlemeden yararlanacak olan 15 Temmuz Gazisi Servet Acun, yaşadığı süreci ve yeni düzenlemenin kendisi açısından ne ifade ettiğini anlattı.
15 Temmuz 2016’da Saraçhane’de yaralanan gazilerden biri olduğunu anlatan Acun, "O gece Sirkeci Polis Merkezi Amirliği’nde gündüz görevimi ifa etmiş, Halkalı’daki polis lojmanlarında bulunan evime geçmiştim. Akşam 8 gibi göreve çağrıldım. Her vatansever gibi ben de ikametimde oturmak yerine yine şahsi, özel sivil motosikletimle yola çıktım. Yollar da zaten kapalıydı. Normal ulaşım aracıyla hiçbir şekilde görev yerine ulaşamazdım. Motosikletimi aldım. Bir aşkla, bir heyecanla görev yerine ulaşmaya çalışırken yolda milletimizin oradaki ‘Allahu ekber’ nidalarını, halkın tanklara karşı mücadelesini gördüm. Özellikle Esenler’de tankların arabaların üzerinden geçmesi gibi olaylara şahit oldum. Olayı anlattıkça tekrar yaşayıp, o ana dönüyoruz ve bu üzerimizde tabii olumsuz etkiler bırakıyor. Bir noktadan sonra artık olay benim açımdan, ‘Vatandaşımı, halkımı nasıl koruyabilirim?’ noktasına döndü. Evden çıkarken de hazırlıklı çıktım. Yanımda üç şarjörlük mermi vardı ve yedek şarjörlerim de vardı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin önünde bulunan memur arkadaşlarımızın destek çağrısı vardı hemen görev yeri olarak Saraçhane’ye, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin önüne gitmeyi hedef edindim. Oraya vardığımda, varmamla birlikte kendimi en öne atmam ve üzerime ateş açılması bir oldu" dedi.
"Benim amacım sadece vatandaşlarımızı korumak ve oradaki teröristleri atmaktı"
15 Temmuz gecesi bir can pazarı yaşandığını vurgulayan Acun, "14 şehidimiz oldu. Birçok şehidimiz de benim yanımda vuruldu. Taşıdıklarım oldu ve karşılıklı bir çatışma da yaşandı. Orada 200 tane gazi, 14 tane de şehit verdik. Akşam 9’dan hemen hemen sabah 5’e kadar oradaydım. Sonra tabii ayakta kalamadım, çok yoruldum. Üzerime ateş açıldı. Ben orada çatışırken G3 mermisinin inanılmaz yüksek sesiyle üzerinize ateş açıldığında nereye atlayacağınızı şaşırıyorsunuz. Dizlerimde, kaburgalarımda zedelenmeler oldu. Ben hemen orada, yorgunluğun da vermiş olduğu takatsizlikle düştüm. Oradan Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne gittim. O sırada ülkenin ne halde olduğunu bilmiyorum. ‘Ne durumdayız? Benim amacım sadece vatandaşlarımızı korumak ve oradaki teröristleri atmaktı. Silahları bırakma uyarılarımıza rağmen dinlemediler ve bizimle çatıştılar. Şu an orada bulunan albaylardan ve yüzbaşılardan mahkeme süreçlerini, FETÖ davalarını da takip ettik. Hepsi ağırlaştırılmış müebbet aldı. Şu an cezaevinde cezalarını çekiyorlar. Ben hastanedeyken jetler süpersonik hızda patlamalar yaptı ve çok aşırı bir ses oldu. Ben hastaneye bomba atıldığını düşündüm. Hastanedeyken oturamadım. Bir ara uçaklar yakın geçti ve ben kendimi yerde buldum" diye konuştu.
Halkın o geceki mücadelesini İstiklal Savaşı’ndaki mücadeleye benzettiğini belirten Acun, "O dönemde herkes en ön cepheye koştu. Sen teröriste, elinde ağır silahlar olanlara karşı göğsünü siper ediyorsun. Devlet de senin oradaki onurlu duruşuna bir unvan verdi. Gazilik unvanı verdi. Terörle mücadele gazilerine tanınan bazı haklardan yararlanmasına yönelik kanun hükmünde kararnamelerle bu düzenlemeleri yaptı. Sonradan Meclis’te bunlar da onaylandı ve biz Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yasal gazisi olduk. Bunu söylerken bile tüylerim diken diken oluyor. Çünkü gazilik, gaza edene verilen bir unvan" dedi.
"Ben son düzenlemeyle maaş almayan gazilerimizin de maaşa bağlanması için çok mutluyum"
Yapılan düzenlemeden büyük memnuniyet duyduğunu söyleyen Acun, "352 tane ağır yaralı gazimize; kolu, bacağı olmayan, sosyal olarak dışarı çıkamayan gazimize malul maaşı bağlandı. Benim gibi, 15 Temmuz’da çatışmış, yaralanmış, hastaneye gitmiş, olayın etkisinde kalmış arkadaşlarımız da gazilik unvanı aldılar, bir onur belgesi olarak nişanesini aldılar. Devlet Övünç Madalyası’yla şereflendirildiler. Ancak bu kanundaki boşluktan sebep 15 Temmuz gazilerinin büyük bir kısmı, yaklaşık 2 bin 600 gazimiz itibarıyla ne yazık ki bu maaşı alamadılar. Kendi adıma, 15 Temmuz gazilerinin bu 10 senelik sorununu çözen yetkililerimize; kendi adıma ve şehit aileleri, gaziler adına çok teşekkür ediyorum. İyi ki varlar. Bizim bir talebimiz yoktu çünkü şehit olmaya çıktık. Ben gerçekten, hemen milimetrelik yanımdan mermiler geçti. O sebeple bir beklentimiz olmadan Cumhurbaşkanımız ve Hükümetimiz şu an bunu bize tahsis etti. Ben son düzenlemeyle maaş almayan gazilerimizin de maaşa bağlanması için çok mutluyum ve çok teşekkür ederim" diye konuştu.
Kaynak: İHA
En Çok Okunan Haberler