Rumeli Hisarı’ndaki bitmeyen restorasyona tepki: "90 günde yapıldı, 6,5 yıldır bitirilemiyor"
Rumeli Hisarı’ndaki bitmeyen restorasyona tepki: "90 günde yapıldı, 6,5 yıldır bitirilemiyor"
Haber Giriş Tarihi: 13.09.2026 13:58
Haber Güncellenme Tarihi: 13.09.2026 13:58
Kaynak:
İHA
Rumeli Hisarı Kalesi’ndeki 6,5 yıldır tamamlanamayan restorasyon çalışmalarına tepki gösteren İstanbul Çevre Konseyi ve Tüketici Konfederasyonu, tarihi yapının bir an önce turizme açılması çağrısında bulundu. 1452 yılında 90 günde inşa edilen Rumeli Hisarı’nın yıllardır şantiye görüntüsünde kalmasına tepki gösteren kurum temsilcileri, "Bizans’ın işgal edemediği yeri şantiye işgal etmiş durumda" dedi.
Fatih Sultan Mehmet tarafından 1452 yılında, İstanbul’un fethinden hemen önce Sarıyer’de inşa ettirilen Rumeli Hisarı Kalesi, yalnızca 90 günde tamamlandı. Boğaz’ın kuzeyinden gelebilecek yardımları kesmek amacıyla yaptırılan tarihi kale, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından 6 yıldır süren restorasyon çalışmaları nedeniyle ziyarete kapalı bulunuyor. Kale giriş ve çıkış yolunda yer alan 10 adet konteyner alan üzerinde görüntü kirliliği oluştururken, fethin en önemli sembollerinden biri olan tarihi yapı yıllardır yerli ve yabancı turistleri ağırlayamıyor. Uzun yıllardır açılmayı bekleyen kalenin bir türlü açılamaması esnafı da zorlarken İstanbul Çevre Konseyi ve Tüketici Konfederasyonu, tepkilerini dile getirmek için basın toplantısı düzenledi.
"Bizans’ın işgal edemediği yeri şantiye işgal etmiş durumda"
Toplantının ardından konuşan İstanbul Çevre Konseyi Onursal Başkanı Zafer Murat Çetintaş, Bizans’ın işgal edemediği yeri şantiyenin işgal ettiğini söyleyerek, "Burası Rumeli Hisarı. 1452’de başlayan bu kale 1453’te bitti, 90 günde. Fakat 6,5 yıl evvel burası yenilenmesi için, restore edilmesi için ihaleye çıkarıldı. 6,5 yıldır bu işgal altında. Burada bu kalenin tamamlanmasına rağmen halen şantiye görüntüsü verip burada yaşam sürdürülüyor. Ve insanlar istihdam ediliyor burada. Dolayısıyla biz tarihe sahip çıkılmasını ve tarihten rant elde edilmemesini talep ediyoruz. Anayasanın 56. maddesinin bize verdiği hakları sonuna kadar kullanıyoruz bu konuda. Biz Türk-İslam sentezinin eseri olan büyük bir esere sahip çıkmak zorundayız. Ama 6,5 yıldır adeta Bizans’ın işgal edemediği yeri şantiye işgal etmiş durumda. Bu yüzden buna bir son verilmesini ve bu şantiyenin buradan ivedi bir biçimde kaldırılmasını talep ediyoruz" dedi.
"Boğaza nazır bir villa gibi orada ikametgah yapmışlar"
Tüketici Konfederasyonu Genel Başkanı Aydın Ağaoğlu, şantiye alanının kullanıldığını ifade ederek, "Buranın müteahhidi, yetkilileri Boğaza nazır bir villa gibi orada ikametgah yapmışlar. Portatif tuvaletleri de var, foseptik de yapmışlar. Burayı kullanıyorlar. Milyonlarca dolara edinebilecekleri Boğaza nazır yaşam hakkını burada vatandaşın hakkını işgal ederek kullanıyorlar. Buna müsaade edemeyiz. Bizim hukuk komisyonumuzun başındaki arkadaşımız az önce dedi ki; buna biz Tüketici Mahkemesi nezdinde dava açalım, bu işgal sonlandırılsın. Yeter artık" diye konuştu.
"Bu gibi yerlerin işgal değil, ekonomiye ve ülkenin tarihine, kültürüne kazandırılmasını istiyoruz"
İstanbul Çevre Konseyi Başkanı Seyfullah Atçı, bu tür tarihi yapıların işgal edilmeyip ekonomiye ve ülkenin tarihine kazandırılması gerektiğine değinerek, "Elimizde bu kadar güzel imkanlar var, turizme kazandıracağımız çok imkanlar var, bunları değerlendirmiyoruz. Bugün şu Boğaz bir İspanya’nın veya Fransa’nın elinde olsa Türkiye para basacak. Ama biz de kıymetini bilerek insanlarımızı uyandırmak ve bilgilendirmek istiyoruz. İstanbul Çevre Konseyi olarak algı oluşturmak istiyoruz. Turizme, tarihimize, kültürümüze sahip çıkmamız lazım. O nedenle bugün buradayız. Bu gibi yerlerin işgal değil, ekonomiye ve ülkenin tarihine, kültürüne kazandırılmasını istiyoruz" şeklinde konuştu.
"Burada turizme darbe vurulmakta"
Tüketici Konfederasyonu Başkanvekili Avukat İbrahim Güllü, turizme darbe vurulduğunu söyleyerek, "Tüketicinin evrensel haklarından bir tanesi de çevre hakkıdır, güzel bir çevrede yaşama hakkıdır. Burada hem turizme darbe vurulmakta, hem tarihe saygısızlık yapılmakta, hem de haksız bir işgal söz konusu. Dolayısıyla Tüketici Konfederasyonu ve İstanbul Çevre Konseyi olarak bu işgalin sona ermesi adına dava açmayı gündemimize almış bulunmaktayız" dedi.
"Böyle bir tarihi bir yeri gelip ziyaret edemiyoruz"
Almanya’dan İstanbul’a gezmeye gelen fakat kaleye giremeyen Şükrü Kafa ise, "Ben yurt dışından geliyorum. Oğlumla Rumeli Hisarı’nı ziyarete geldim. Ama maalesef 4-5 senedir giremiyoruz. Nedenini ben de bilmiyorum. Padişah 90 günde burayı bitirdiğine göre bu zamanda 80 milyonluk nüfusta bir mühendis, bir mimar çıkamıyor mu? Yazık günah. Böyle bir tarihi bir yeri gelip ziyaret edemiyoruz. Dışarıdan ancak seyrediyoruz. En son ben buraya 93’te girmiştim. Maalesef yazık. Tarihimize sahip çıkalım" ifadelerini kullandı.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Rumeli Hisarı’ndaki bitmeyen restorasyona tepki: "90 günde yapıldı, 6,5 yıldır bitirilemiyor"
Fatih Sultan Mehmet tarafından 1452 yılında, İstanbul’un fethinden hemen önce Sarıyer’de inşa ettirilen Rumeli Hisarı Kalesi, yalnızca 90 günde tamamlandı. Boğaz’ın kuzeyinden gelebilecek yardımları kesmek amacıyla yaptırılan tarihi kale, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından 6 yıldır süren restorasyon çalışmaları nedeniyle ziyarete kapalı bulunuyor. Kale giriş ve çıkış yolunda yer alan 10 adet konteyner alan üzerinde görüntü kirliliği oluştururken, fethin en önemli sembollerinden biri olan tarihi yapı yıllardır yerli ve yabancı turistleri ağırlayamıyor. Uzun yıllardır açılmayı bekleyen kalenin bir türlü açılamaması esnafı da zorlarken İstanbul Çevre Konseyi ve Tüketici Konfederasyonu, tepkilerini dile getirmek için basın toplantısı düzenledi.
"Bizans’ın işgal edemediği yeri şantiye işgal etmiş durumda"
Toplantının ardından konuşan İstanbul Çevre Konseyi Onursal Başkanı Zafer Murat Çetintaş, Bizans’ın işgal edemediği yeri şantiyenin işgal ettiğini söyleyerek, "Burası Rumeli Hisarı. 1452’de başlayan bu kale 1453’te bitti, 90 günde. Fakat 6,5 yıl evvel burası yenilenmesi için, restore edilmesi için ihaleye çıkarıldı. 6,5 yıldır bu işgal altında. Burada bu kalenin tamamlanmasına rağmen halen şantiye görüntüsü verip burada yaşam sürdürülüyor. Ve insanlar istihdam ediliyor burada. Dolayısıyla biz tarihe sahip çıkılmasını ve tarihten rant elde edilmemesini talep ediyoruz. Anayasanın 56. maddesinin bize verdiği hakları sonuna kadar kullanıyoruz bu konuda. Biz Türk-İslam sentezinin eseri olan büyük bir esere sahip çıkmak zorundayız. Ama 6,5 yıldır adeta Bizans’ın işgal edemediği yeri şantiye işgal etmiş durumda. Bu yüzden buna bir son verilmesini ve bu şantiyenin buradan ivedi bir biçimde kaldırılmasını talep ediyoruz" dedi.
"Boğaza nazır bir villa gibi orada ikametgah yapmışlar"
Tüketici Konfederasyonu Genel Başkanı Aydın Ağaoğlu, şantiye alanının kullanıldığını ifade ederek, "Buranın müteahhidi, yetkilileri Boğaza nazır bir villa gibi orada ikametgah yapmışlar. Portatif tuvaletleri de var, foseptik de yapmışlar. Burayı kullanıyorlar. Milyonlarca dolara edinebilecekleri Boğaza nazır yaşam hakkını burada vatandaşın hakkını işgal ederek kullanıyorlar. Buna müsaade edemeyiz. Bizim hukuk komisyonumuzun başındaki arkadaşımız az önce dedi ki; buna biz Tüketici Mahkemesi nezdinde dava açalım, bu işgal sonlandırılsın. Yeter artık" diye konuştu.
"Bu gibi yerlerin işgal değil, ekonomiye ve ülkenin tarihine, kültürüne kazandırılmasını istiyoruz"
İstanbul Çevre Konseyi Başkanı Seyfullah Atçı, bu tür tarihi yapıların işgal edilmeyip ekonomiye ve ülkenin tarihine kazandırılması gerektiğine değinerek, "Elimizde bu kadar güzel imkanlar var, turizme kazandıracağımız çok imkanlar var, bunları değerlendirmiyoruz. Bugün şu Boğaz bir İspanya’nın veya Fransa’nın elinde olsa Türkiye para basacak. Ama biz de kıymetini bilerek insanlarımızı uyandırmak ve bilgilendirmek istiyoruz. İstanbul Çevre Konseyi olarak algı oluşturmak istiyoruz. Turizme, tarihimize, kültürümüze sahip çıkmamız lazım. O nedenle bugün buradayız. Bu gibi yerlerin işgal değil, ekonomiye ve ülkenin tarihine, kültürüne kazandırılmasını istiyoruz" şeklinde konuştu.
"Burada turizme darbe vurulmakta"
Tüketici Konfederasyonu Başkanvekili Avukat İbrahim Güllü, turizme darbe vurulduğunu söyleyerek, "Tüketicinin evrensel haklarından bir tanesi de çevre hakkıdır, güzel bir çevrede yaşama hakkıdır. Burada hem turizme darbe vurulmakta, hem tarihe saygısızlık yapılmakta, hem de haksız bir işgal söz konusu. Dolayısıyla Tüketici Konfederasyonu ve İstanbul Çevre Konseyi olarak bu işgalin sona ermesi adına dava açmayı gündemimize almış bulunmaktayız" dedi.
"Böyle bir tarihi bir yeri gelip ziyaret edemiyoruz"
Almanya’dan İstanbul’a gezmeye gelen fakat kaleye giremeyen Şükrü Kafa ise, "Ben yurt dışından geliyorum. Oğlumla Rumeli Hisarı’nı ziyarete geldim. Ama maalesef 4-5 senedir giremiyoruz. Nedenini ben de bilmiyorum. Padişah 90 günde burayı bitirdiğine göre bu zamanda 80 milyonluk nüfusta bir mühendis, bir mimar çıkamıyor mu? Yazık günah. Böyle bir tarihi bir yeri gelip ziyaret edemiyoruz. Dışarıdan ancak seyrediyoruz. En son ben buraya 93’te girmiştim. Maalesef yazık. Tarihimize sahip çıkalım" ifadelerini kullandı.
Kaynak: İHA
En Çok Okunan Haberler