Okula gitmeye utanıyorlar!

Aslında tam da istenildiği gibi siyasi gündeme öylesine çok düşüyoruz ki anlatılır gibi değil… Aylardır konuştuğumuz konuları şöyle sıralamak mümkün; kim kimin siyaseten kuyusunu kazmış, kim kime, hangi partiye kazık atmış, kim hangi yüzüğü takmış, hangi şarkı eşliğinde video paylaşmış, hangi sözü söylemiş de söylerken ne demek istemiş… Bunların içinde önem arz eden tek bir […]

Aslında tam da istenildiği gibi siyasi gündeme öylesine çok düşüyoruz ki anlatılır gibi değil…

Aylardır konuştuğumuz konuları şöyle sıralamak mümkün; kim kimin siyaseten kuyusunu kazmış, kim kime, hangi partiye kazık atmış, kim hangi yüzüğü takmış, hangi şarkı eşliğinde video paylaşmış, hangi sözü söylemiş de söylerken ne demek istemiş…

Bunların içinde önem arz eden tek bir konu var, belediyelere yönelik operasyonlar…

Bugün itibariyle önümüze getirilen gündem çok takipçili sosyal medya hesaplarının ülkeye erişiminin engellenmiş olmasıydı.

Kültürel, sanatsal, sosyal gelişimimize hiçbir katkısı olmayan, benim şimdiye kadar adını dahi duymadığım, saçma sapan içerikler üreten bu hesapların açık ya da kapalı olması kimsenin umurunda değil eminim ki.

Oysa önümüzde okulların açılması gibi sancılı bir süreç var. Çocuklarını okula nasıl göndereceğini kara kara düşünen aileler var.

Ülke ekonomisi dediğimiz altı şişkince ince uzun borulu beher kabına benzeyen şeklin yoksulluk adını verdiğimiz en dibinde buluşan büyük kalabalığının en önemli derdi bu şimdilerde.

Türkiye’de çocuk yoksulluğu yalnızca ekonomik bir sorun değil; adeta kuşaktan kuşağa aktarılan bir eşitsizlikler zinciri olarak duruyor karşımızda.

Aç karnına okula giden, beslenme çantasını dolduramayan, ayakkabısı olmayan ya da kıyafetleri yüzünden akran zorbalığına uğrayan çocuklar hayatla yeni yeni tanışırken yoksullukla da boğuşmak zorunda kalıyor.

Küçücük hayatların küçücük midelerini doyurmak o kadar da zor değil aslında da, mesele istemekte…

Kişi başına düşen milli geliri Türkiye’nin yarısından az olan Güney Afrika Cumhuriyeti öğrencilerinin yüzde 72’lik kısmına ücretsiz okul yemeği verebiliyor. Kişi başına düşen milli geliri Türkiye’nin yüzde 29’u olan Filipinler kısıtlı imkanları ile öğrencilerinin yüzde 13’lük kısmına ücretsiz okul yemeği veriyor. Nijerya ve Kolombiya’da da benzeri tablolar var.

Bizim çocuklarımız ise boş beslenme çantaları yüzünden okula gitmeye utanıyor…

Koskoca Türkiye Cumhuriyeti Devletiyiz biz…

Devletin verileri ile konuşalım ki, konu daha net anlaşılsın…

TÜİK verilerine göre toplumun yüzde 9.2’si çocuklarına maddi yeterlilik sağlayamıyor. Çocukların yüzde 9.4’ünün iki çift ayakkabısı yok. Bazılarının hiç ayakkabısı yok!

2025 Türkiye’sinde 10 çocuktan biri kıyafet alışverişi yapamıyor!

Önümüzdeki bu tablonun en önemli nedeni gelir dağılımındaki bozulma elbette. Yine TÜİK verilerinden gidelim, 2024 Aralık ayı enflasyon oranı yüzde 58, ancak gıda harcamaları yüzde 62, giyim harcamaları yüzde 77 oranında artış gösteriyor.

Hatırlatmakta yarar var, derin yoksulluk yaşayan insanların giderleri gıda, giyim ve barınma ihtiyaçlarından oluşuyor. Kimse enflasyon sepetinde varlığını fütursuzca sürdüren golf topuna ihtiyaç duymuyor garibanlar klanında.

Dolayısıyla sizin genel enflasyon üzerinden verdiğiniz zamlar geliri zaten az olan vatandaşın cebinde ciddi bir erimeye neden oluyor.

Temel harcamaların enflasyon oranından daha fazla artmış olması şu anki ekonomi politikalarının yoksuldan alınıp zengine verilmek üzere şekillendirildiğinin de bir göstergesi aynı zamanda.

Yoksulluğu iliklerine kadar hisseden çocuklar sosyal hayata karışmak istemiyor, sokakta, okulda akran zorbalığına maruz kalıyor. İşin en acı tarafı da okula gitmeye dahi utanıyor!

Yetersiz beslenme nedeniyle bodurluk oranımız giderek yükseliyor. Şimdilerde bu oran yüzde 6’lar seviyesinde. 11-12 yaş arasında hayatlarına bodur olarak devam edecek olan çocuklarımızın sayısı 350-400 bin civarında!

Hem sosyal olarak hem de fiziksel olarak yıpratıyoruz gelecek nesillerimizi daha çocuk yaşlarında.

Hasılı kelam, itişi kakışı bırakıp çocuklara en azından ücretsiz okul yemeği verilmesini talep ediyorum, ediyoruz…

Exit mobile version