Cumhurbaşkanı Erdoğan: "30 Ağustos, işgalcilerin hüsran, milletimizin ise bayram günüdür"

Haber Giriş Tarihi: 30.08.2026 21:20
Haber Güncellenme Tarihi: 30.08.2026 21:20
Kaynak: İHA
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "30 Ağustos, işgalcilerin hüsran, milletimizin ise bayram günüdür"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "30 Ağustos, Türk’ü Anadolu’dan atmak, şayet güçleri yetseydi kökümüzü kazımak isteyen işgalcilerin hüsran, milletimizin ise bayram günüdür" dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen 30 Ağustos Zafer Bayramı Özel Programına katıldı. Beştepe Millet Camii İmam-Hatibi Tayyip Hoş’un gerçekleştirdiği Kuran-ı Kerim Tilaveti ile başlayan program Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş’un gerçekleştirdiği dua devam etti.
Programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "30 Ağustos Zafer Bayramı münasebetiyle düzenlediğimiz Zafer Bayramı Özel Programı’mızı teşrif eden her bir konuğumuza teşekkür ediyorum. Cumhurbaşkanlığı Külliyemize, milletin evine, bu gazi mekana hepiniz hoş geldiniz, şeref verdiniz. Bugün maalesef Girne’den hepimizi derinden üzen bir kaza haberi aldık. Sözlerimin hemen başında, Girne açıklarında yaşanan feribot kazasında vefat eden kardeşlerimize Allah’tan rahmet, ailelerine sabır diliyor; sağ olarak kurtulan kardeşlerimize ise geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Kazanın nedenlerinin tespiti ve ihmali olan varsa sorumlulardan hesap sorulması için Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti makamlarıyla işbirliği içinde gerekli adımların atılmasını sağlayacağız. Rabbim milletimizi ve Kıbrıs Türkü kardeşlerimizi her türlü kazadan, beladan muhafaza eylesin diyorum" diye konuştu.

Herkesin 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sizlerle birlikte milletimizin her bir ferdinin 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı bir kez daha tebrik ediyorum. Biraz önce mesajlarını dinlediğimiz askerlerimizin her birini kutluyor, kendileriyle milletçe gurur duyduğumuzu ifade etmek istiyorum. Bu anlamlı günde, sizlerin huzurunda, 104 sene önce milletimizi büyük zaferle buluşturan kahraman ordumuzun Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve silah arkadaşlarını; Polatlı’dan top seslerinin geldiği günlerde bile milletin emanetine sahip çıkan Meclisimizin vatanperver üyelerini; milli mücadelede toprağa düşenler başta olmak üzere vatanımız için, bayrağımız ve bağımsızlığımız için canlarını feda etmiş tüm şehitlerimizi bugün bir kere daha rahmetle, minnetle yad ediyorum" şeklinde konuştu.
Mehmet Akif Ersoy’un, "Şehitler Abidesi İçin" şiirini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İstiklal Marşı şairimiz merhum Mehmet Akif’in, ‘Hakk’ın bu veli kulları taş türbeye girmez, Gufrana bürünmüş, yalnız Fatiha bekler’ dediği cümle şühedanın ruhlarına hep beraber Fatihalarımızı, dualarımızı gönderiyor; Cenab-ı Allah mekanlarını cennet, makamlarını ali eylesin diyoruz. Kıymetli misafirler, Türk milletinin istiklal mücadelesinin en kritik safhalarından biri olan Büyük Taarruz, milli mücadelenin son ve belirleyici aşamasıdır. 26 Ağustos 1922 sabahı Afyon Kocatepe’den başlatılan taarruz, Gazi Mustafa Kemal’in komutasında yürütülen ve 4 gün süren göğüs göğüse çarpışmaların ardından Dumlupınar’da kesin bir zaferle sonuçlanmıştır. 30 Ağustos günü milletimiz, kendisine kefen biçen müstevlilerin heveslerini kursaklarında bırakmış, Cumhuriyetimizin kuruluşuna giden yolu açmıştır. Milletimiz, türlü yokluk ve imkansızlığa rağmen kazandığı bu zaferle, 1071 Malazgirt Zaferi’nden beri kendisine vatan kılınan toprakların Türk yurdu ve İslam toprağı olduğunu tüm dünyaya bir kez daha ilan etmiştir. 30 Ağustos, Türk’ü Anadolu’dan atmak, şayet güçleri yetseydi kökümüzü kazımak isteyen işgalcilerin hüsran, milletimizin ise bayram günüdür" dedi.

Gazi Mustafa Kemal’in 30 Ağustos ile alakalı yaptığı konuşmadan bahseden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
"Gazi Mustafa Kemal, 30 Ağustos’un ne manaya geldiğini, Büyük Zafer’in ikinci yılında Dumlupınar’da Şehit Sancaktar Mehmetçik Anıtı’nın temelini atarken yaptığı konuşmada bakınız nasıl anlatıyor: ‘Hiç şüphe etmemelidir ki yeni Türk Devleti’nin, Türk Cumhuriyeti’nin temeli burada sağlamlaştırılmış oldu. Sonsuz hayatı burada taçlandırıldı. Bu sahada akan Türk kanları, bu semada pervaz eden şehit ruhları, devletimizin ve Cumhuriyetimizin ebedi muhafızlarıdır. Burada temelini attığımız Şehit Asker Abidesi, işte o ruhları, o ruhlarla beraber gazi arkadaşlarını, özverili ve kahraman Türk milletini temsil edecektir. Bu abide, Türk vatanına göz dikeceklere Türk milletinin 30 Ağustos günündeki ateşini, süngüsünü, saldırısını, gücü ve iradesindeki şiddeti hatırlatacaktır.’ Evet, sadece Dumlupınar’daki Şehit Asker Abidesi değil; asırlardır bu topraklarda ödediğimiz ve hasımlarımıza ödettiğimiz bedeller, milletimizin istiklali söz konusu olduğunda neleri göze aldığının canlı birer şahididir."

"Fıtrat değişir sanma, bu kan yine o kandır"
Türk milletinin tarihiyle ve zaferleriyle büyük bir millet olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "1071’de Malazgirt’te başlayıp 1922’de Dumlupınar’da devam eden zaferler silsilemize baktığımızda şunu görüyoruz: Biz tarihiyle büyük, zaferleriyle büyük, mücadelesiyle büyük bir milletiz. Geçmişteki bütün devletlerimiz gibi, son devletimiz Türkiye Cumhuriyeti’ni de birilerinin lütfuyla değil, her evden bir yiğidi toprağa vererek kurduk. İstiklalimizi öyle büyük güçlerin, emperyalist güçlerin yardımıyla değil, yüzyıllardır kınalı kuzularını ‘ya şehit ol ya gazi’ diyerek dualarla cepheye uğurlayan analarımızın fedakarlığıyla kazandık. Biz başkalarına bel bağlayarak değil, kendi bileğimizin gücüne inanarak, birbirimize dayanarak, gerektiğinde aynı siperlerde, aynı hilal uğruna can vererek bu topraklarda var olduk, bin yıldır böyle ayakta kaldık. Şu değişmez hakikatin altını bugün bir kez tekrar çiziyorum: Bizi tanımak isteyenler Malazgirt’e, Çanakkale’ye baksın. Bu milletin fıtratını anlamak isteyenler Büyük Zafer’e baksın. Bu ülkenin hangi şartlar altında kurulduğunu öğrenmek isteyenler Milli Mücadele’ye baksın. Bu milletin seciyesini görmek isteyenler Nene Hatunlara, Kara Fatmalara, Şerife Bacılara, Şahin Beylere, Sütçü İmamlara baksın. 15 Temmuz gecesi ölüm kusan silahlara meydan okuyan serdengeçtilere baksın. 15 Temmuz’dan 40 gün sonra yaptığımız Fırat Kalkanı Harekatı’na baksın. Türkiye’yi tahrik etmeye çalışanlar, ham hayallere kapılmadan önce açıp kendi geçmişlerini de görecekleri bir tarih kitabı okusun. Şunu herkes iyi bilsin, iyi anlasın ki; ecdadımızın heybeti maruf-u cihandır. Fıtrat değişir sanma, bu kan yine o kandır" ifadelerini kullandı.

"Sınırlar ülkeleri fiziken ayırabilir ama kalpleri, insanları ayıramaz"
Türkiye’nin gönül ve kültür coğrafyasıyla işbirliklerini her alanda güçlendirmeye kararlılıkla devam edeceğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
"Burada şu gerçeği de özellikle hatırlatmak istiyorum: Sınırlar ülkeleri fiziken ayırabilir ama kalpleri, insanları ayıramaz. Bilhassa asırlardır aynı kıbleye yönelen, aynı mukaddes kitaba inanan, aynı peygambere gönül düşüren kardeşler arasına asla hudut çizilemez. Türkiye olarak komşularımızdan başlayarak, gönül ve kültür coğrafyamızla işbirliklerimizi her alanda güçlendirmeye kararlılıkla devam edeceğiz. Madem bölgemiz zor olduğu kadar tarihi bir süreçten geçiyor, bizim de milletçe buna uygun hareket etmemiz gerekiyor. Hatırlarsanız bundan iki yıl önce, yine bu kürsüden milletimize iç cepheyi tahkim etme çağrısı yapmıştım. Hamdolsun bu çağrımız hem siyasette hem de milletimiz nezdinde makes buldu. Cumhur İttifakı ortağımız Sayın Devlet Bahçeli’nin de çok kıymetli katkılarıyla ülkemizde yeni bir dönemin kapıları aralandı. Ülkemizin yaklaşık yarım asrına mal olan terör meselesini kalıcı biçimde çözme yolunda kayda değer mesafe aldık. Terörsüz bölge hedefimizle de daha geniş bir vizyon ortaya koyduk. Şimdi bu vizyonun adım adım hayata geçmekte olduğunu görüyoruz. Geçtiğimiz günlerde Suriye’de olduğu gibi, terör defterleri kapandıkça umutlar büyüyecek, coğrafyamızda farklı bir rüzgar esmeye başlayacaktır. Nasıl on-on beş sene önce söylediklerimiz Cenab-ı Allah’ın yardımıyla bugün tek tek gerçeğe dönüşüyorsa, bugün söylediklerimizin de çok uzak olmayan bir vakitte gerçekleştiğine inşallah hep beraber şahitlik edeceğiz. Gerek millet gerekse bölgedeki kardeş halklar olarak büyük sıkıntıların ardından tarihe yeni bir altın sayfa yazma fırsatı yakalamış durumdayız. Allah’ın izniyle bu fırsatın kaçmasına müsaade etmeyeceğiz. Bunun için en büyük ihtiyacımız birliktir, beraberliktir. Siyasi görüşümüz, kökenimiz farklı olsa dahi; tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet şiarımız etrafında kenetlenmektir. İhtiyacımız olan Büyük Türkiye mutabakatıdır. Ben milletimizin, tarihin bizi çağırdığı ufuklara doğru gür bir ırmak misali, önüne çıkan bentleri yıkarak akacağına yürekten inanıyorum. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum. Bu duygularla bir kez daha 30 Ağustos Zafer Bayramınızı tebrik ediyorum."
Programa Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan’ın yanı sıra, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi üyeleri, İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş ve çok sayıda davetli katıldı. Programda TCG Burgazada, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri, Azerbaycan Görev Grup Komutanlığı, Suriye’nin Kuzeyi, Libya Görev Grup Komutanlığı ve Türkiye’nin farklı askeri birliklerinde görev yapan askerlerin selamlama mesajları izlendi.

Kaynak: İHA

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.