Bursa’da Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Karadağ, 4-10 Ocak Verem Eğitim ve Farkındalık Haftası nedeniyle yaptığı açıklamada, inatçı öksürüğe dikkat çekti. Prof. Dr. Karadağ, verem (tüberküloz) denilince akla çoğunlukla akciğerlerin geldiğini, ancak bakterinin kan ve lenf yoluyla vücudun diğer bölgelerine de yayılabileceğini söyledi.
Verem, Mycobacterium tuberculosis adı verilen bakteriden kaynaklanan bulaşıcı ve tedavi edilmediğinde ölümcül olabilen bir hastalıktır. Halk arasında “ince hastalık” olarak da bilinen tüberküloz, özellikle başlangıç evresinde üst solunum yolu enfeksiyonları veya grip ile karıştırılabilir. Bu durum, tanının gecikmesine neden olabiliyor.
Prof. Dr. Karadağ, öksürük, halsizlik, yorgunluk, hafif ateş gibi belirtileri olanların özellikle 2 haftayı geçen öksürükte “geçer” dememesi gerektiğini vurguladı. Bursa gibi nemli ve kış aylarında hava kirliliğinin görüldüğü şehirlerde bu belirtiler sık sık maskelenebiliyor.
Türkiye’de uygulanan Ulusal Tüberküloz Kontrol Programı sayesinde verem vakaları 2005’te 20 binden, günümüzde yaklaşık 9.000-9.500’e geriledi. Bursa’da ise yıllık kayıtlı hasta sayısı 350-400 arasında olup, tedavi takip başarısı %95’e kadar çıkıyor.
Prof. Dr. Karadağ, tedavinin yarım bırakılmasının ilaç dirençli verem gibi daha zor ve maliyetli bir tabloya yol açtığını belirtti. Hastaların Verem Savaş Dispanserleri gözetiminde 6-9 ay boyunca düzenli ilaç kullanması gerektiğini hatırlattı.
