Nail Özer
Nail Özer
e-posta: YAZARIN TÜM YAZILARI

Ağla sevgili Bursa…

Milletvekilliğine aday olur mu olmaz mı fısıldaşmaları altında başladı gece.

Kalabalık bir davetli topluluğu salonu doldurunca, Sn. İbrahim Burkay sahneye çıktı.

Hem fiilen orada sahneye çıktı, hem de önümüzdeki ay gerçekleşeceği öngörülen BTSO seçiminin tek adayı olarak sahneye çıkmış oldu.

Daha önce yapılan çeşitli sunumların sadeleştirilmiş haliyle özellikle geçmiş dönem faaliyetlerini anlatan bir sunum yaptı.

Yaklaşan BTSO seçimlerinde şimdilik rakipsiz görünüyor.

Yeni döneme dair iddialı ve heyecan yaratacak yeni bir söylemi olmadı. Bu durumda başka bir rakibi olmadığını teyit eder gibiydi. Bursa’nın bir uzay merkezi olmaktan, dünyanın en önemli teknoloji yatırım üssü olan kentlere rekabet olanaklarına dair genel başlıkları, politik üsluplu ve slogan düzeyinde tekrar duyduk.

Öte yandan, geçmiş dönem gerçekleştirilen makro projelerden söz etti. Bunların yarısı zaten önceki dönemlerde hayata geçirilmiş olan çeşitli yatırım ve faaliyetlerin yeni isimlerle devamlılığından ibaret idi.

Bunların yeni isim ve logolar ile kendi başkanlık döneminin makro projeleri olarak sunuma katıldığını gördüm.

Sunum esnasında en kuvvetli alkış;  Bursa’ya 4 TEKNOSAB – 2 KOBİ OSB daha kurulmasının mecburiyet olduğundan söz edildiğinde duyuldu.

Bursa’nın çeşitli ölçeklerde ve hangi görüşten olursa olsun bir sanayici iş adamları grubu, kentin irileşmesini ranta çevirecek bir lobi haline gelmiş durumda.

Bu rant lobisinin, medyadan bürokrasiye siyasetçilerden sivil toplum örgütlerine kadar geniş bir çevrede önemli bağlantıları ve destekçileri var.

Önümüzdeki 2040 yılı kent planlamasını hesaplayan yok,

Akademik odaların cılız sesini duyan yok,

Kamuoyunun giderek artan kent sorunları konusundaki duyarlılığını dikkate alan yok.

Yukarıdaki hedeflerle göz koyulan orman ve tarım alanları var.

Bursa’da bir avuç yatırımcının bu alanları bir arsa spekülatörü mantığı ile tarlayken satın alıp ‘Yüksek Teknoloji’ ya da ‘KOBİ OSB’ gibi sükseli kılıflarla yeni sanayi alanlarına dönüştürmesi var.

Bu durumun devam etmesi bu kentin geleceğinin çalınması değilse nedir?

Yeni sanayi alanlarının Bursa’da  yüksek katma değerli üretime, ihracat ve istihdam hamlelerine yol açacağı  bana neden inandırıcı gelmiyor biliyor musunuz?

Mevcut sanayimizin;

Otomotiv ve Metal sektöründe iş kazaları ve meslek hastalıkları sıralamasındaki yerimiz ne?

O örneklenen Almanya ve diğer gelişmiş ülke kentlerine göre ne durumdayız?

Asgari ücretle çalışan sayımız, bu ülkelere kıyasla hangi oranlarda?

Neden yıllardır ihracat sıralamasında 3. sıralara bazı aylar 4. sıralara düştük?

Mevcut sanayi üretimimizde düşük kârlılık ve rekabet noksanlığı neden aşılamıyor?

Asgari ücret halen Euro bölgesindeki 26 ülke içinde neden 25. sırada?

Bu ve diğer karabasan soruları bir yana bırakmak mümkün mü?

Evet, mümkün. Tarımsal alanlarda dönümü 40-50 bin TL’ye toplanan arazilerin sanayi imarı çıkarıldığında 2-3 yıl içinde milyon seviyelerine yükselme ihtimali varsa mümkün.

O zaman avuçlarınız patlarcasına alkışlayabilirsiniz kendinizi.

 

HABERLER