Nail Özer
Nail Özer
e-posta: YAZARIN TÜM YAZILARI

‘Normal’ler ve gayrimenkul piyasası

17 Ağustos 1999’da, yani 24 yıl önce yaşadığımız Marmara Depremi’nden sonra artık hiçbir şey aynı kalmayacak zannetmiştik.

Henüz yaşanan ve acıları yıllarca sarılmaya devam edilecek olan 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş Depremi 10 ili birden etkileyince anladık ki her şey aynı kalmış.

Her yıl 17 Ağustos’ta anmalar, etkinlikler düzenleniyordu.

Artık 6 Şubat’ta da benzer anmalar ve etkinlikler düzenlenecek.

Depremin ölümcül sonuçlarını en aza indirecek önlem ve dönüşümleri hayata geçirmek için bunları yılda bir kez yapmak yetmemiş.

Bakalım iki kez yapmak, ülkemizin depremselliğine uygun dönüşüm ve planları hayata geçirmemize yetecek mi?

Karar vericiler, yasa koyucular “iktidar siyasetlerini” bu planların üstünde tutmuşlardı. 24 yıldır…

Bu 24 yılın, yirmi bir yılında iktidardakiler aynı.

Olağan depremlerin bedelleri olağanüstü şekilde ödenirken, bunu dile getirenlerin “siyaset yapmayın” diye susturulmaya çalışılması ise ayrı bir trajedi!

Şimdi depremden depremlere geçen bu 24 yılda aynı kalanlara bir göz atalım:

– Sıvılaşma özelliği olan zeminlere usulüne aykırı yüksek katlı binalar yapılmaya devam edilmiş.

– Fay hatları üzerinde mevcut binalar başka yerlere taşınacağına imar afları ile aynen korunmuş.

– Benzeri alanların imara açılmasında çılgınlık yaşanmış.

– Deprem sonrası bölge neredeyse 72 saat koordinasyonsuz kalmış.

– İlgili afet kurumları liyakatsiz yöneticilerle adeta bloke edilmiş.

– Açıklanan sayılar spekülasyonlara yol açarken, çok yüksek can kayıpları yaşanmış.

1999 depremi sonrası ülkemizin bütün şehirlerinde ise;

Görece riski yüksek bölgelerin gayrimenkul fiyatları değer kaybetmeye başlamış, konut fiyatlarında yüksek katlar ucuzlayıp, düşük katlı binalar değerlenmişti.

Gayrimenkul piyasasında aynı döngü başlamış durumda. Bursa’da emlakçılardan aldığımız bazı bilgiler var. Bilimsel olarak emin olmadığımız için semtlerin ismini yazmayacağız. Ancak bazı semtler, depremsellik bakımından güvenli bulunduğundan oralarda konut  fiyatlarının yüzde 25-30’u bulan oranlarda arttığı ifade ediliyor.

Öte yandan, yeni ve büyük deprem senaryolarına karşı kırsal alanda tarla, arsa ve evlere talep çoğalmış durumda. Yeni bir eve taşınma imkânları olmayanlar ise binalarının müteahhitleri ve resmi kurumlar ile “ne olacak bizim halimiz” kıvamında toplantıları ve başvuruları artırmışlar.

Gayrimenkul piyasasından konuştuğum yetkili ve ilgili arkadaşlarım bunun geçici olduğunu ifade ettiler.

“‘Deprem unutulunca her şey ‘normal’e döner’ diyorlar.”

Ne dersiniz, yerel yönetimlerde, siyasette, imar anlayışımızda, ‘Yeni Normal‘leri tanımlama zamanı geldi de geçmiyor mu?

HABERLER