Yaşar İçen
Yaşar İçen
e-posta: YAZARIN TÜM YAZILARI

Kafka’nın iyiliği ve ‘İsteyince oluyormuş’

Köklü esnaf ruhuna sahip olunca, kurumsallığı önemseyince, itibar prensip alınınca ve gerçekten isteyince; oluyormuş

Son yıllarda bir türlü aşılamayan ve hatta giderek artan “otomobil meselesi” nasıl çözülür diye itinayla kafa yormamız gerekiyor artık. Ekonomist veya hukukçu değilim fakat bu durum içinden çıkılmaz bir “suç ve istismar” paradoksuna dönüşmeye başladı.

Baksan suçlu kim belli değil ve herkes “ben mağdurum” diyor fakat işin içine girince ciddi yasal boşluklarla birlikte etik değerlerden uzaklaşmanın verdiği rehavet de net bir şekilde görünüyor…

Piyasayı şöyle kaba taslak okuyalım:

Bayide araç yok, fabrikalar ya sus pus ya da yolladım diyor, yollar araçları taşıyan uzun tırlarla dolu, bayiye gelmeyen araç her ne hikmetse ikinci ellerde arzı endam ediyor hem de sıfır kilometrede, fiyatlar “kim neyi tutturursa” tarifesinden işliyor, araç yok dedikçe vatandaş daha da hırslanıyor, hırslanan vatandaş zikredilen astronomik fiyatları hiç düşünmeden ödüyor, krediler çekilip araçlara yatırım bile yapılıyor…

Özetle neresinden tutulsa elde kalacak büyük bir sorun var araç temini ve “etik değerler” piyasasında.

Durum böyle olunca yasal düzenlemeler oturtuluncaya kadar kime ne desek boş… O halde olumlu emsallere kulak verelim istiyorum bugün.

Zira iyilik ve kötülük bulaşıcıdır, hangisini yol haritası edinip dilinize dolarsanız onu yaydığınız için ya günahı ya da sevabı size aittir.

“Kötü, iyiyi iyi tanır ama iyi, kötüyü tanıyamaz” diyen Kafka “gerçek iyinin, kötülük yapma fırsatı varken iyi kalmayı seçme kudretini gösteren olduğuna” da değinmiş vaktiyle günümüz dünyasında yaşanan bunca hengameyi ve bunca kötünün arasında iyi kalmayı tercih edenlerin yolunu aydınlatmak için…

Bu özetle Kafka’yı çok daha iyi anlamak ve anlatmak gerekiyor yoksa “ya hep birlikte olumlu değerlerimize sarılıp kurtulacağız çıkacağız ya da yine hep birlikte karanlık dehlizlerde kaybolacağız” insanlık olarak…

Araç piyasası “bir varmış bir yokmuş dönemini” yaşarken gelen araçlarını anında müşterisiyle buluşturanlar da var…

Evet yazımın başında sıraladığım değerler üzerinden “isteyince oluyormuş” diyor Odabaşı Chery Doğu-Güneydoğu Bayisi…

Türkiye pazarına yeni modelleri ve uygun fiyatlarıyla giren Chery, Doğu ve Güneydoğu’da anında alıcısına ulaşıyor…

Bölgenin köklü yatırımcısı Odabaşı Markasını, yine bölgede pek çok başlıkta gerçekleştirdiği yatırımlarıyla görüyoruz. Bölgeden kazandığını tohum misali yine bölgeye ekerek istihdamı ve kalkınmayı arttırmayı hedefleyen Odabaşı Ailesi, mevcut “off the record” araç piyasası işleyişi dışında kalmayı tercih ederek ciddi anlamda bir cesaret duruşu sergiliyor ve piyasanın ateşine adeta su serpiyor. Babadan oğula geçen ticaret anlayışını korumanın gururunu yaşayan Odabaşı hem müşterisini mutlu ediyor hem de Kafka’nın “iyilik felsefesini” yüreklere taşıyor…

HABERLER