Yaşar İçen
Yaşar İçen
e-posta: YAZARIN TÜM YAZILARI

Kerkük Denklemi ve Irak’ta KYB

“Devir; düşmanların savaştığı değil, sözde aynıların birbirini içten içe tükettiği bir devir…

Bir sonraki yazımda Ortadoğu ile birlikte Irak’ta da devam eden “aynıların savaşı” ile yükselen güçlerin nedenlerine-nasıllarına-sonralarına değineceğim…” demiştim geçtiğimiz hafta yayınlanan yazımda…

“Aynıların Savaşı” belki de en yoğun halini Irak’ta gösteriyor…Geçmişte yaşanan; Arap-Kürt-Türkmen-Şii-Sünni ve diğer irili ufaklı farklılıkların karşılıklı çekişmeleri şimdilerde “kendi bahçesinin otu acı gelirmiş insana” moduna geçiş yaptı…

Irak’ta beliren yeni güçler ve ittifaklar tablosunu da “Aynıların Savaşı” belirlemeye başladı. Şii-Şii çekişmesiyle öldürülen Süleymani’yi, Sünni-Sünni çekişmesiyle görevine son verilen Halbusi’yi, KDP-KYB rekabetini, Türkmenlerin elli bin parçaya bölünüşünü, Arapların Körfezci-İrancı ayrışmasını unutmamalı…

Irak’ta “aynıların savaşı” eşliğinde gerçekleşen yerel seçimler sonrasında herkesin gözü kulağı Kerkük’e çevrildi.

Siyaset-ekonomi-diplomasi kulislerinde yoğun bir şekilde yürütülen Kerkük görüşmeleri sonucunda Valinin ve meclis kademelerinin kimlerden oluşacağı netleşecek. Ve Kerkük’ün etki yetkisinin…

Şimdi Kerkük özelinde Irak siyaset tablosunu okuyalım dilerseniz. Karşımızda yükselişe geçen bir KYB olsa da halâ kimselere yeterli güveni veremediğini belirtmek istiyorum…Terör oluşumları ile bağlarını koparamayan KYB arkasına aldığı Bağdat-İran-ABD’nin gücüyle bölgede etkili olmaya başlasa da Türkiye’nin masaya oturacağı istikrarı sergileyemediği bir gerçek.

KDP yi de fazlasıyla yoruyor KYB çünkü Kürtleri birlikte güçlü tutmak adına büyük çaba sarf eden KDP(Erbil Yönetimi Hükümeti) tüm sorunlara rağmen her seferinde “ya sabır” diyerek köprüyü kuran taraf oluyor…

İşte tam da burada KYB’ye şu mesajı vermek gerekiyor; Iraklı Kürtlerin tek ve mutlak dostu Türkiye’nin desteği olmadan bölgede etkili bir siyaset yürütemez…Bu destek için de güvenden yana istikrarlı yürümesi gerekiyor…

KYB’li isimler ve KYB’ye oy veren Kürtler de şunu asla unutmamalı; bölgedeki Kürt hareketlerinin, sivil toplum kuruluşlarının, siyasetçilerin dayanak noktası olan ABD bir Kürt Devleti’nin kurulmasına asla müsaade etmez! Ne Irak’ta ne de Suriye’de! Şu an Suriye merkezli hareket eden YPG-PYD-SDG’nin devletleşme ihtimalinin pozitif yönde değerlendirilmesine de katılmıyorum zira ABD’nin yaptığı her hareket; Suriye de YPG-PYD-SDG’yi özerkleştirerek bölgede her işine koşturacağı bir muhafız alayı oluşturmak.

Maalesef ki geçmişte olduğu gibi şimdi de “uzaktakilerin hayaline-hayranlığına-sevdasına-yalan vaadlerine” inanan Kürtler yanındakilerle güçlü bir şekilde hareket etmeyi reddediyor.

Kerkük İttifakı’na dönelim dilerseniz. Evet Irak genelinde olduğu gibi Kerkük’te de yükselişe geçen bir KYB gerçeği var. KYB’nin Kerkük İttifakı’nda kilit olacağını düşünüyorum. Uzun zamandır Bağdat Yönetimi ile ikinci baharını yaşayan KYB bir süredir KDP ile de ılımlı mesajlar verse de yarın nasıl hareket edeceğini kimseler kestiremiyor. Kerkük Valisi Kürt mü olacak Arap mı olacak sorusu halâ masada. Çeşitli ittifak denklemlerini görüşen taraflar belki de dönüşümlü Valilikte (Kürt ve Arap) karar verecek.

Türkmenlerin de KDP ve Sünni Araplar merkezli bir ittifakta yer alması güçlü bir ihtimal.

Ve KYB kitlesel anlamda Irak’ta yükselişe geçen bir grafik sergilese de günün sonunda güven verenlerin ve istikrarlı adımlarla yürüyenlerin kazanacağı unutulmamalı.

Özetle Irak genelinde giderek güçlenen İran-Bağdat-Süleymaniye işbirliği Kerkük’te Yönetim dengesinin oturtulmasında etkili gibi görünse de bölgenin önemli bir gücü olan Türkiye’nin tavrı son noktayı koyacaktır….

HABERLER