Yaşar İçen
Yaşar İçen
e-posta: YAZARIN TÜM YAZILARI

Küre, Kudüs, Papa ve Irak’ta ‘Aynılar Savaşı’

Devir; düşmanların savaştığı değil, sözde aynı olanların birbirini içten içe tükettiği bir devir…

Devir tanımlamam üzerinden giderek, Irak Başbakanı Muhammed Sudani’nin Mart 2023’te gerçekleştirdiği Türkiye ziyaretine yer verdiğim yazıma dair şu özeti anımsadım:

Ortadoğu’da ve özellikle Irak’ta uzun zaman önce dağıtılan yeni kartların açılma vakti geldi…”

Coğrafya sayısız sınanma eşliğinde sabahı akşam ederken sanmayın ki batı keyif sürüyor. Avrupa ülkeleri sabrının son günlerini yaşarken, milliyetçi partiler yükselişte… Avrupa’da milliyetçilik bu saatten sonra nasıl yapılacak o da ayrı bir mesele, zira “Avrupalı” diye bir şey kalmadı. Afrika ve Ortadoğu markajındaki AB ülkelerinin milliyetçiliği büyük ihtimalle bundan sonra “Afrika ve Ortadoğu Halklarının” çekişmesine sahne olacak. Araplar, Türkler, Kürtler, Afganlar ve Siyahilerin “burası benim” diyerek Ortadoğu ve Afrika’daki çekişmelerini Avrupa’ya taşıdıklarını düşünsenize… Bence gülmeyin, çünkü bu tabloya az bir vakit kaldığı için ABD “Ortadoğu menşeli kendi kıtasını” dizayn etmeye hız verdi.

Mevcut Ortadoğu tablosuna bakınca pek çok şey gözümün önünden film şeridi gibi akıyor. Bu tabloda 3 olay var ki unutamıyorum…

RIYADH, SAUDI ARABIA – MAY 21: (—-EDITORIAL USE ONLY – MANDATORY CREDIT – “BANDAR ALGALOUD / SAUDI ROYAL COUNCIL / HANDOUT” – NO MARKETING NO ADVERTISING CAMPAIGNS – DISTRIBUTED AS A SERVICE TO CLIENTS—-)US President Donald Trump, US First lady Melania Trump (2nd R), Saudi Arabia’s King Salman bin Abdulaziz al-Saud (2nd L) and Egyptian President Abdel Fattah el-Sisi (L) put their hands on an illuminated globe during the inauguration ceremony of the Global Center for Combating Extremist Ideology in Riyadh, Saudi Arabia on May 21, 2017. ( Saudi Royal Council – Anadolu Agency )

Birincisi Trump’ın göreve gelir gelmez ziyaret ettiği Suudi Arabistan ve orada ilan ettiği “Küre İttifakı” (2017).

İkincisi ABD’nin İsrail Büyükelçiliğini Kudüs’e taşıma kararı (2018).

Üçüncüsü Papa II. Francis’in gerçekleştirdiği Irak ziyareti ve o ziyarete özel bastırılan “Hatıra Pulu” (2021).

Küre İttifakına ve taşınmaya şahit olamasam da Papa’nın Irak ziyaretini bizzat takip etmiştim. Sistani’yi ziyaretiyle verdiği “Necef’i Kum’a tercih ediyoruz” mesajı, Irak’taki nüfusu her geçen gün azalan Hristiyanlara gösterdiği “topraklarınıza sahip çıkın ve Irak’tan ayrılmayın” desteği ve yoğun görüşme/ziyaret takvimiyle iki gününü Bağdat yönetimine ayıran Papa, ziyaretinin 3. günü sabah erken saatte Erbil’e geçmişti…

Erbil’de de yoğun bir görüşme trafiği yaşayan Papa II. Francis’e Erbil Franso Hariri Stadyumunu dolduran on binlerin coşkusu da enteresandı…

Staddaki herkes Hristiyan mıydı? Değildi. O kalabalığın belki de onda biri Hristiyan idi. Geri kalanın yoğunluğu müslüman Kürtlerdi… Dünya basını da oradaydı. Halaylar ve zılgıtlar eşliğinde Franso Hariri Stadyumuna giren Papa, o gün orada yaptığı konuşmada “biz hiç gitmedik hep buradaydık aslında. Geçmiş tarihimize ait herkes ve her şey hiç gitmemiş gibi şu an aramızda bizimle. Bugün yeni ve güçlü bir başlangıç” özetini aktarıyordu…

Papa’nın Erbil ziyaretinde öne çıkan “Pul Krizi” tıpkı “Trump’ın Küresi” gibi bir anda dünya gündemine oturmuştu ve herkesi şok etmişti. Tesadüf müydü? Yorumu size bırakıyorum…

Ukrayna-Rusya Savaşı ve İsrail’in Filistinlilere yönelik başlattığı saldırılar da tesadüf değildi, tıpkı Kasım Süleymani’yi anma töreninde yapılan bombalı saldırılar gibi ya da Yemen, Lübnan, Suriye ve Irak’ta zincirleme bir şekilde ortaya çıkan ABD üslerine yönelik “zaiyatsız saldırılar” gibi…

Yazımın başında belirttiğim gibi “devir; düşmanların savaştığı değil, sözde aynı olanların birbirini içten içe tükettiği bir devir…”

Kasım Süleymani’nin ABD tarafından öldürüldüğü an nasıl ki “bu saldırı Şii-Şii çekişmesinin bir sonucudur” dediysem şimdi de “İran, hala faal ve güçlü olan Süleymani güçlerine/taraftarlarına yönelik bir göz dağı vermek istedi” diyorum…

Devir “aynı olanların birbirine kılıç çektiği” bir devir. Ortadoğu’da iyice beliren aynıların savaşı Araplar, Kürtler, Türkmenler, Sünniler, Şiiler arasında artan bir şiddetle devam ediyor… Bu çekişme bölgede yeni güçlerin ve ittifakların belirteceğini de işaret ediyor…

Evet, Irak Başbakanı Muhammed Sudani’nin Türkiye ziyaretini yorumladığım yazımda “yeni kartlar açıldı” demiştim. Ki sonrasında bu tanımlamam tüm dünyaya mal oldu ve herkes Ortadoğu-Irak yorumlarında “yeni kartlar” tanımlamamı fazlasıyla kullanmaya başladı.

Peki ya Türkiye? Türkiye’nin eldeki veriler doğrultusunda yeni kartları doğru tahmin etmesi, yükselen dengelere yönelik yeni stratejiler belirlemesi ve kendi menfaatlerini gözeten denklem ihtimallerini belirlemesi-geliştirmesi-test etmeye başlaması gerekiyor…

Bir daha ki yazımda Irak’ta devam eden “aynıların savaşıyla” birlikte yükselen güçlerin nedenlerine-nasıllarına-sonralarına ve bize yönelik kısımlarına dair ipuçlarına değineceğim…

HABERLER