Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Yasemin Güler
Yasemin Güler

Az yiyin de çiftçiye kalsın

Üzerine ‘Baba parası değil alın teri’ yazdıracağım bir sırt formasıyla yapsam uygun düşecek gezmelerimden birinde yolum Trakya’yı boydan boya geçmeye fırsat tanıdı.

Normalde yılın bu mevsiminde başlayan ayçiçeği hasadı nedeniyle tarlaların kocaman başlarını bükmüş, boyunlarının vurulmasını bekleyen dev ayçiçekleriyle dolu olmasını beklerdim.

Gelin görün ki, susuzluk Trakya’yı da tarlaları da derinden yaralamış. Kocaman ayçiçeği kafalarının yerinde küçük ve kapkara toplar duruyordu…

Önümde dönümlerce uzanan kömür karası yuvarlak kafaların ayçiçeği olduğunu söylemeye bin şahit ister.

Sağ olsun yapay zeka da beni bu konuda destekledi ve şöyle dedi;

“2025 yılında ayçiçeği üretiminde yaşanan bazı zararlar şunlardır:

Kuraklık: Özellikle Trakya bölgesinde verim ciddi şekilde düştü; dekara ortalama 200 kilogram olan verim, bazı yerlerde 100 kilograma kadar geriledi.

İklim koşulları: Aşırı sıcaklar, ayçiçeklerinin kısa kalmasına ve çiçek (kafa) bölümünün küçük olmasına neden oldu.

Tohum sorunları: Bir tohum firmasının ‘kuraklığa dayanıklı’ diye sattığı tohumun bazı tarlalarda hiç çiçek açmaması, ürün kaybına yol açtı.

Doğal afetler: Edirne’de 29 Mart’ta yaşanan şiddetli yağmur ve dolu, 34 dönüm ayçiçeği tarlasına zarar verdi.”

Genç meslektaşlarımın teknolojiden yararlanma becerim konusundaki takdirlerini bekleyerek devam edelim yazımıza…

Biliyorsunuz şehrimizin tarımdan sorumlu milletvekili CHP’li Orhan Sarıbal. Kendisi yakın zaman önce açıklanan ayçiçeği avans alım fiyatını değerlendirirken;

“Ayçiçeğinin kilogram başına maliyeti 27 lira. Üreticiye verilen 28 liralık alım fiyatı emeğin karşılığı değil, doğrudan zarardır” demiş.

Normalde ülkeler çiftçilerini desteklerler ki, bu sahada üretim devam etsin ve bir kıtlık zamanında ya da yakın süreçte yaşadığımız gibi pandemi dönemlerinde sınırlar kendi içine kapandığında, bize küçükken öğretildiği gibi ‘kendi kendine yeten’ ülke olabilsinler.

Peki biz ne yapıyoruz?

Elbette bizim çocukluğumuzun ‘kendi kendine yeten 7 ülkesinden biri’ olma misyonundan çok uzağız.

Neredeyiz?

Biz ithalatçıyız efendim

Zamanın Tarım Bakanının söylediği gibi ‘Paramız var ki alıyoruz…’

Türkiye, ayçiçeği ithalatında Avrupa Birliği’nden sonra ikinci sırada, sadece 2024 yılında ayçiçeği tohumu, yağı ve küspesi için 1,8 milyar dolar harcanmış.

2025 yılının ilk altı ayında ise ithalat faturası şimdiden 1,5 milyar doları geçti. 22 Temmuz 2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan karar ile 12 Ocak 2026- 31 Mayıs 2026 tarihleri arasında 1 milyon ton yağlık ayçiçeği tohumu ithalatı için yüzde 0 gümrük vergili tarife kontenjanı açıldı. Buna karşılık olarak 400 bin ton ham ayçiçeği yağı ithalatında ise yüzde 20 gümrük vergisi uygulanacak.

Çiftçi için ayrılan destek paketleri daha kurdelesi çözülmeden eriyip bitmiş durumda. İşin içine bir de kuraklık girince seneye ayçiçeği eken bulabilir miyiz bilemiyorum.

Arada Tarım Kredi Kooperatiflerinden de ilginç haberler alıyoruz.

Tarım Kredi Kooperatifi iştiraklerinin yöneticilerine altı ay için sağlanan maddi menfaat tutarı, 110 milyon lirayı aştı deniyor.

Maaşlarının yanı sıra aylık 70 bin TL’ye ulaşan huzur hakkı ve günlük 200 avro seyahat harcırahı alan yöneticilerin gelirleri, kooperatif iştiraklerinin mali bilançolarına bol sıfırlı sayılarla yansıyor.

Bahsettiğimiz ekiplerin oradan oraya gezerek ülkemizde ekilecek tarım toprağı kalmamış gibi başka ülkelerde tarım yapmak için yerler aradıklarını, bu girişimlerin sürdürülebilir olmaması nedeniyle sessizce rafa kaldırıldığını, süreç içerisinde kimin ne kadar menfaat sağladığının bilinmediği pek çok işe imza attığını falan düşününce…

İnsan diyor ki, az yiyin de çiftçiye de kalsın…

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER