Gençlere Profesörlerin önüne konan olimpiyat sorularıyla sınav yapan ÖSYM, elde edilen sonuçlarla ne yapacağını tam kestirememiş olacak ki, kimin nereye yerleştiğine yönelik bilgilendirmeyi bir türlü yapmıyordu malum.
Dün itibariyle gençlerin en sevdikleri isimlerden olan CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal sosyal medyasından;
“Öğrenciler günlerdir belirsizlik içinde bırakılıyor! Üniversite kayıtları, yurt başvuruları, okul hazırlıkları kapıda ama hâlâ sonuç yok. Gençlerimizin geleceğini hiçe sayan bu umursamazlık kabul edilemez! ÖSYM derhal sonuçları açıklamalı. Belirsizlik gençleri mağdur ediyor! Yurt ve okul kayıtları aksıyor. Aileler kaygı içinde bekliyor. Devlet kurumları ciddiyetle hareket etmeli, gençlerin kaderiyle oynanmamalıdır. ÖSYM SONUÇLARI NEDEN AÇIKLANMIYOR!” diye seslenmişti yetkililere.
Eğitim camiasının duayen isimlerinden Abbas Güçlü de;
“Adaylardan 1 sayfalık soruyu 1 dakikada okuyup, anlayıp, çözüp, cevap kartına doğru olarak işaretlemesini bekleyen, bir kaç dakika geç kalanı sınava almayan, yanlışsız sınav ve yerleştirme yapamayan, kayıt ve hazırlıklara 10 gün yeter diyen ÖSYM 2 haftadır sonuçları açıklayamıyor!” demişti aynı mecradan aynı saatlerde.
Bugün itibariyle ÖSYM geç olsun güç olmasın mantığıyla olsa gerek sınav sonuçlarını açıkladı.
Sonuçlar açıklandı, ancak süreç içinde sıkıntılar olduğu gerçeğini değiştirmedi bu durum. Zaten geçtiğimiz 4-5 yıla bakacak olursak yapılan pek çok sınavla ilgili çeşitli sıkıntılar, ihlaller, hatta skandallar sayılabilir…
İlginçtir bunca soruna rağmen ülkenin neredeyse tüm sınavlarını yapma görevi verilen ve bu sınavlarla adeta ülkenin kaderini çizen ÖSYM hiç sorgulanmıyor!
Sorgulanmamak her kişi ve kurumda olduğu gibi ÖSYM bünyesinde de ciddi bir adamsendecilik doğurmuş, kimseye açıklama yapma gereği dahi duymuyorlar.
Misal; her yıl sınav sonuçları ile birlikte sınava ait sayısal veriler de açıklanırdı, bu yıl sayısal veriler sınav sonuçları ile birlikte açıklanmadı!
Yine ilgililerinden uyarılar geldi.
Sosyal medya sağ olsun…
ÖSYM sayısal verileri paylaşana kadar veliler kendi aralarında değerlendirmelere çoktan başlamıştı. Tıp Fakültelerinin puanlarında ciddi bir yükseliş gözlemlendiği bu paylaşımlarla kesinleşti.
Sonuçların açıklanmasının üzerinden 5 saat geçtikten sonra sınava dair sayısal veriler de paylaşıldı. Gördük ki, 53 bin boş kontenjan mevcut, buna rağmen yüksek puan alan pek çok öğrenci açıkta kalmış durumda.
Abbas Güçlü’nün değerlendirmesine göre, puanı hesaplanan 95 bin devlet+özel fen lisesi mezununun yarıdan fazlası ya mezuna kaldı ya MYO’ya girdi ya da açıkta!
Anlayacağınız Fen Lisesi de rüştünü ispatta zorlanıyor artık!
Hatırlayınız, bu yıl LGS’de 719 birinci çıktı, birincilerin bir bölümünün aynı ilçeden olması, aynı okuldan olması çok konuşuldu, hiç sorgulanmadı, sorgulamak isteyenlere, ‘gençler çalışmış kazanmış’ denilerek hadleri bildirildi.
Peki, nerede şimdi bu çok başarılı çocuklar?
Çocuklar liseye girerken bu kadar başarılı da üniversiteye girerken niye aynı başarıyı göremiyoruz?
Sistem bir yerinden çok fena tıkanmış durumda, ama düğümün ucunu bulmak zor…
Bir alanda konsantre başarı sergileyen çocuklar yetiştirmek yerine sınavların şampiyonu olan yarışçılar yetiştiriyoruz eğitim sisteminin bataklığında.
Sonra matematik sorusu yapmadan matematik, fizik sorusu yapmadan fizik bölümü kazanan, üstüne üstük buralardan mezun olan çocuklarımız oluyor. Şimdilerde pek çoğunun evlerinde, pijama ve terlikle ‘ev genci’ kavramının içini doldurmak üzere hazır ve nazır olduğunu biliyoruz!
Gelinen noktada ek yerleştirme başvuruları ve onların sonuçlarını da bekleyecek aileler için daha da zorlu bir süreç var. Zira ekiydi, yerleştirmesiydi derken Eylül ayının sonunu bulacak kararların verilmesi. Oysa pek çok üniversite kapılarını çoktan açmış olacak.
Bu ailelerin çocuklarını nereye nasıl yerleştireceği tam bir muamma…
Küçük basit, minicik bir gelecek umudu için varını yoğunu dökmeye hazır anne babaları neden böylesi bir darlık içinde bıraktığını açıklayacak kurum arıyorum, ama o dahi nafile…

YORUMLAR