BUYSAD Başkanı’ndan gıda enflasyonu değerlendirmesi

Ocak ayından bu yana gıda fiyatlarındaki artışı “tencere enflasyonu” adı ile açıkladıklarını belirten Bursa Yemek Sanayicileri Derneği (BUYSAD) Başkanı Coşkun Dönmez, ağustos ayında gıda fiyatlarının temmuz ayına göre yüzde 4.91 oranında arttığını söyledi. Gıdadaki artışın son 8 aylık dönemde ise 24.42 olduğunu bildiren Dönmez, “Bu rakamlar BUYSAD üyelerinin hammadde tedarikleri sonrasında ortaya çıkan ortalama rakamlardır” dedi.

BUYSAD Başkanı’ndan gıda enflasyonu değerlendirmesi

Başkan Dönmez, 2020 yılındaki resmî rakamlara göre bir yıllık gıda enflasyonunun yüzde 20 civarında olduğunu da hatırlattı. Tarla ürünlerinin pazara çıkarıldığı, sebze ve meyvenin daha bol olduğu yaz aylarında gıda fiyatlarının genelde eksi çıktığının altını çizen Başkan Coşkun Dönmez, bu yıl dünya genelinde ve Türkiye’de yaşanan kuraklık, sel, dolu ve orman yangınları gibi felaketler nedeniyle tarlardan beklenen ucuzluğun pazar ve market fiyatlarına yansıyamadığını söyledi. Kuraklık sebebiyle bakliyatta da ucuzlama olmadığını, hatta eylül ayında zam beklentisi olduğunu vurgulayan Başkan Dönmez, piliç eti fiyatının da aşırı yükseldiğini belirterek, “Mangal sezonu olunca piliç etinin fiyatı kırmızı ete yaklaştı. Yaşanan felâketler sebebiyle gıda fiyatları dünyanın her yerinde yükseldi. Buna ilave olarak ülkemizde döviz fiyatlarındaki artışın yol açtığı bir durum söz konusu oldu. Çiftçilerin kullandığı gübre, ziraî mücadele ilâçları, mazot fiyatları da yüksek olunca bunlara kuraklık, sel, yangın felâketleri de eklenince, tarladan beklediğimiz ucuzluk yaşanmadı. Bu yılın sekiz ayı geride kalırken, gıda fiyatlarındaki artış yüzde 25’lere dayandı. Ne yapacağımızı şaşırmış durumdayız” dedi.

BURSA YEMEK SANAYİCİLERİ DERNEĞİ (BUYSAD), AĞUSTOS AYI TENCERE ENFLASYONUNU YÜZDE 4.91 OLARAK AÇIKLADI. BUYSAD’IN VERİLERİNE GÖRE YILBAŞINDAN BU YANA 8 AYLIK TENCERE ENFLASYONU İSE 24.42’YE ÇIKTI. (İHA/BURSA-İHA)
BUYSAD Başkanı Coşkun Dönmez, gıda fiyatlarındaki artış oranlarını açıkladı. Ocak ayından bu yana gıda fiyatlarındaki artışı “tencere enflasyonu” adı ile açıkladıklarını belirten BUYSAD Başkanı Coşkun Dönmez, ağustos ayında gıda fiyatlarının temmuz ayına göre yüzde 4.91 oranında arttığını söyledi. Gıdadaki artışın son 8 aylık dönemde ise 24.42 olduğunu bildiren Dönmez, “Bu rakamlar BUYSAD üyelerinin hammadde tedarikleri sonrasında ortaya çıkan ortalama rakamlardır” dedi.

“HAM MADDEDEKİ ARTIŞ FİYATLARIMIZA YANSIYOR”

Coşkun Dönmez, genel enflasyon içinde önemli bir paya sahip olan gıda enflasyonundaki hızlı artışın, temel hammaddesi gıda olan hazır yemek sektörünü derinden etkilediğini bir kez daha vurguladı. Bu yüzden yemek fiyatlarındaki güncellemeleri ilk önce bir yıldan 6 aya, daha sonra 3 aya çektiklerini hatırlatan Başkan Coşkun Dönmez, “Gıda enflasyonunun genel enflasyondan yüksek çıkması sebebiyle yaşadığımız sıkıntı çok arttı. Birlikte çalıştığımız firmalara fiyat artışlarını yansıtmak zorunda kalıyoruz. Bu durum maalesef sadece sektördeki firmaları değil, bu sektörle bağlantılı (fabrikalar, düğün salonları, okullar, ofisler) tüm kesimleri olumsuz etkiliyor. Ama her ay artan hammadde fiyatları karşında yapabileceğimiz başka bir şey yok. Çaresiz olarak hammaddeye gelen artışları fiyatlarımıza yansıtmak zorundayız” diye konuştu.

“DIŞA BAĞIMLILIK AZALTILMALI”

BUYSAD Başkanı Coşkun Dönmez, Türkiye’de gıda fiyatlarındaki artışın önlenmesi için çözüm yollarını da sundu. Tarım ve hayvancılıkta yüksek oranda dışa bağımlılığın söz konusu olduğunu belirten Coşkun Dönmez, şunları söyledi:
“Gıda sektörü bütün dünya için stratejik bir sektördür. Bu yüzden pandemi, iklim değişiklikleri, gıda stoklamaları gibi küresel çaptaki hareketler elbette ülkemizi de etkiliyor. Ancak tarım ve hayvancılık politikalarını uzun vadeli ve çiftçisini, üreticisini desteklemeye yönelik kurgulayan gelişmiş ülkeler, küresel hareketlerden bize göre daha az etkileniyorlar. Ülkemizdeki gıda enflasyonun en temel sebebi tarım ve hayvancılıkta uygulanan ithalat politikaları. Gübre, ilâç, aşı, yem büyük oranda dışarıdan geliyor veya ham maddede dışa bağımlıyız. Türk lirasının yabancı para birimleri karşısındaki değer kaybı içeriye enflasyon ithali olarak yansıyor. O yüzden yerli üretimi artıracak, tarım ve hayvancılıkta dışa bağımlılığı azaltacak hamlelere çok acil ihtiyaç var. Bunu da orta ve uzun vadeli politikaları yaşama geçirerek gerçekleştirebiliriz.”

YORUMLAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir