Piyasalar için yön belirleyici olacak: Fed haftanın en önemli verisine odaklandı

Yarın haftanın en önemli verisi, ABD enflasyon rakamları açıklanıyor… Piyasalar bu veriye kilitlenirken; yatırımcılar da enflasyonu ve Fed’in buna tepkisinin ne olacağını merak ediyor. Peki, bu veri neden bu kadar önemli? Piyasalarda ne olur? İşte merak edilen soruların yanıtları…

Piyasalar için yön belirleyici olacak: Fed haftanın en önemli verisine odaklandı

Piyasalar, yarın Türkiye saati ile 15:30’da açıklanacak ABD temmuz ayı enflasyon verisine kilitlendi. Haziran ayında yüzde 9’un üzerine çıkarak 41 yılın zirvesine tırmanan ABD enflasyonunun, zirveden gerilemesi bekleniyor. Ekonomistlerin beklentisi, kritik verinin temmuz ayında yüzde 8,7 seviyesinde gerçekleşmesi yönünde… Enflasyon verisi, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz politikasındaki yol haritası üzerinde belirleyici olduğu için oldukça önemli… Fed Başkanı Jerome Powell, önceki konuşmalarında piyasaya verdiği mesajlarda faiz artırımlarının hızı için ekonomik verilerin izleneceğini belirtirken; bu verilerin enflasyon ve tarım dışı istihdam verileri olduğuna dikkat çekmişti.

ABD enflasyon verisinin piyasa beklentilerinin üzerinde gelmesi halinde, Fed’in faiz artırımlarında daha da hızlanabileceği beklentisi kuvvetlenebilir. Böyle bir durumda yani ABD tarafından sürpriz bir veri gelirse, piyasalarda oynaklıklar yaşanabilir. Risk iştahının azalmasıyla beraber dünya borsa endekslerinde negatif fiyatlamalar hakim olabilir. Doların dünyada daha da güçlenmesi, ABD tahvil faizlerinde yükseliş ve ters korelasyon etkisiyle Altın ve gümüş fiyatlarının baskılanması beklenebilir.

FED’İN ELİ RAHATLADI

Geçtiğimiz hafta cuma günü açıklanan ve beklentilerin oldukça üzerinde gelen ABD temmuz ayı tarım dışı istihdam verisi sonrası Fed’in faiz artışında eli rahatladı. Piyasa beklentisi 250 bin kişi yönündeyken; gerçekleşen rakam 528 bin kişi oldu. ABD istihdamında iyileşme sürüyor algısıyla Fed’in daha fazla agresifleşebileceği beklentisi yükseldi ve Fed’den eylül ayı toplantısında 75 baz puan faiz artışına gidebileceği beklentisi güçlendi.

Fed’in para politikasını belirleyen Federal Açık Piyasa Komitesi’nin (FOMC) bir sonraki toplantısı 21-22 Eylül tarihlerinde gerçekleşecek.

ÇEKİRDEK ENFLASYONUN SEYRİ DAHA ÖNEMLİ

Baştürk Finansal Danışmanlık Kurucusu Rıdvan Baştürk hurriyet.com.tr’ye değerlendirdi.

“Bu yıl piyasaların ana gündemi başta ABD olmak üzere küresel bazda sert yükselen enflasyon oldu. Yüksek enflasyon neticesinde neredeyse tüm dünya faiz artırımına gitti. Tabii burada ABD tarafında yaşanan gelişmelerin piyasaları daha fazla etkilediğini söyleyebiliriz.”

“Fed, mart ayında faiz artırımlarına başlayarak 4 toplantıda faizleri yüzde 0.25 seviyesinden yüzde 2.50 seviyesine kadar çıkardı. Bu ay içerisinde toplantısı olmayan Fed’in eylül ayındaki toplantıda faizleri 75 baz puan daha artırması bekleniyor.”

“Yılın ilk iki çeyreğinde daralarak teknik resesyona giren ABD’de istihdam tarafı ise oldukça güçlü seyrediyor. Yüksek enflasyona ek olarak güçlü istihdamın devam etmesi faiz artırım konusunda Fed’in elini güçlendiriyor.”

“Yarın gelecek olan temmuz ayı enflasyon verileri, eylül ayı ve sonrası için faiz beklentilerini direkt olarak etkileyecektir. Petrol ve gıda fiyatlarında yaşanan gerileme ile birlikte manşet enflasyonun yüzde 9.1’den yüzde 8.7’ye gevşemesi bekleniyor. Fakat çekirdek enflasyonun yüzde 5.9’dan yüzde 6.1’e yükselmesi bekleniyor. Burada çekirdek enflasyonun seyri daha önemli olacaktır. Manşet ve çekirdek tarafta beklentiler üzerinde bir artış gelirse eylül ve sonrası için faiz artırım beklentileri de güçlenecektir. Bu durum dolar endeksi ve tahvil faizlerini yukarı çekebilir, bu kapsamda riskli varlıklarda baskı görebiliriz. Özellikle çekirdek enflasyonda beklentinin altında bir artış gelirse Piyasalar ‘enflasyonda tepe’ yapıldığını düşünecektir ve bu kapsamda tahvil faizleri ile dolar endeksinde gerileme, riskli varlıklarda ise pozitif hava görebiliriz.

Fed Başkanı Powell yapmış olduğu son açıklamada faiz artırım sürecinin veri bazlı ilerleyeceğini söylemişti. ABD’den gelecek her önemli veri (özellikle enflasyon ve istihdam) faiz beklentilerinde oynaklığa neden olacaktır.”

YORUMLAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir