Feridun Eyüpoğlu
Feridun Eyüpoğlu
e-posta: YAZARIN TÜM YAZILARI

Zam yağmuru ve maaş bilmecesi

Mevsim yağmur mevsimi.

Barajlar doluyor.

Ama suyla değil zam yağmurlarıyla!

Mevsim normallerinin çok ötesinde, çok yoğun bir zam yağmuru ile hatta sağanakla karşı karşıyayız.

Eskilerin meşhur deyimi ile iğneden ipliğe her şeye zam geldi geliyor ve gelecek.

Nedeni çok basit.

Olağanüstü atmosfere şaşıracak bir taraf yok.

Çok uzun süre sabit tutulan ve olması gereken yere doğru gidelim gitmesine izin verilmeyen dolar artık serbest.

Hal böyle olunca da fiyat etiketlerini değiştirme yarışı başlayıverdi.

Çünkü ithalat cenneti olan ülkemizde doların etkilemediği ürün ve hizmet yok gibi.

Doğrudan ya da dolaylı illa ki bir dolar girdisi kendini öyle ya da böyle hissettiriyor!

Şayet ki dolardan etkilenmeyen bir ürün veya hizmet varsa kenarda köşede onlar da fırsatçılar sayesinde “dolar mazeretli” olarak zamlanmanın yolunu tutmaya başladı bile.

Dolardaki yukarı hareket aniden olunca yansıması da güçlü oluyor elbet.

Yansımanın akaryakıt fiyatları üzerinden maliyet anlamında ikincil bir etkisi olduğu da unutulmamalı.

Dolayısıyla yoğun biçimde seçimlerin ardından başlayan fiyat hareketleri özellikle haziran ayında hız kazandı.

Fiyat ayarlamaları yapılırken dövizdeki artışın nereye gideceğini öngörerek bir hazırlık yapıldığı da aşikar.

Aynı zamanda temmuz ayında yapılacak ücret artışları da maliyet kalemlerine şimdiden yansıtılıyor doğal olarak.

En azından 3 temel ve ciddi nedenle maliyetler ve fiyatlamalar artışa geçti.

Kısa zamanda durulma şansı da yok gibi.

Çünkü doların belli bir istikrar kazanması zaman alacak. Ve bir geçişkenlik süresi de söz konusu. Enflasyonist beklentilerdeki bozulma psikolojik baskıyı da artırmakta.

Talep sürdüğü sürece her fırsatta etiket değişimi gerçekleşecektir.

Vatandaş geçen yılın büyük bölümünde olduğu gibi eline geçirdiği her kuruşu alışverişe yöneltecektir bu atmosferde.

Dolayısıyla bir kısır döngü olarak talebin canlılığı enflasyonun da canlı kalmasına neden olacak gibi görünüyor!

Faizlerin yükselişe geçmiş olması dolaylı bir fren etkisi yaratabilir.

Ancak yüksek enflasyon korkusu faizin göz ardı edilmesine de yol açacak bir baskı yaratmaktadır.

Ekonomi yönetiminin atacağı adımların çok ince ayarlı olması ve beklenti yönetimini ciddi biçimde karşılaması gerekiyor.

Özellikle alım gücü tükenmiş olan dar gelirli için çok daha zor günler kapıda çünkü.

Dolarda son bir aydır gerçekleşen yüzde 20 devalüasyonun üzerine rahatlıkla bir 10 puan konulacaktır haziran sonuna kadar!

Birebir fiyatlara yansıması mümkün değil elbette. Çünkü maliyetlerin lira bazlı olanları da var.

Ama asgari ücret artışı da dikkate alındığında enflasyon üzerinde üç aylık dönem için en az yüzde 20 aralığında bir baskı oluşması söz konusu.

Dolasıyla özellikle temmuz ayında açıklanacak olan haziran enflasyonu kritik önemde.

Çünkü memur ve emeklilerin maaş zamları da asgari ücretteki tespit de enflasyona bağımlı.

Mevsimsel avantajın yanında doğalgaz avantajı TÜFE’deki yükselişi sınırlamaya aday olsa da haziran yüksek bir enflasyona sahne olacaktır.

Ancak, eğer ki aylık bazda yüzde 5’in altında bir rakam açıklanırsa TÜİK’i özel olarak alkışlamak elzem olacak! Maaş artışlarını sınırlamadaki başarısı nedeniyle…

HABERLER