Yasemin Güler
Yasemin Güler
e-posta: YAZARIN TÜM YAZILARI

Uzun uzun dinledik, uzun uzun inceleyeceğiz

Bursa son dönemlerde iki önemli meselenin etrafında şekillenen sorunlar yumağı ile boğuşur hale geldi. Bunlardan ilki Bursa’nın rantı giderek yükselen şehirler arasına girmesi ve bu rant meselesinin vatandaşa yansımıyor olması. İkinci mesele ise şehrin AK Parti hükümeti tarafından cepte görülmesinden mütevellit hak ettiği yatırımları alamıyor oluşu…

Seçime tam bir ay kala gerçekleştirdiği sunumla projelerini açıklayan ve işleri yoluna koymak için atacağı adımları tek tek sayan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı ve AK Parti Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Alinur Aktaş’ın sunumuna trafik sorunundan başlaması boşuna değil.

Şehirde raylı sistemler olduğu bir gerçek, ancak bu raylı sistemlerin daha hızlı ve daha aktif yolcu taşıması yapması, bunun yanında da en azından bir bölümünün yerin altından giden ‘metro’ vasfında araçlar olması işleri kolaylaştıracaktır o kesin. Raylı sistem adı altında öyle projeler için para harcanmış ki geçmiş dönemlerde, akıllara ziyan…

Aktaş’tan birkaç gün önce projelerini açıklayan CHP Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ‘şehri demir ağlarla öreceğiz’ demişti, aslında Alinur Aktaş da çok farklı bir şey söylemiyor, aklın yolu bir sonuçta…

Aradaki tek fark Aktaş’ın şimdiye kadar yapılan hizmetlere de değiniyor oluşu…

Fakat belirtmeden geçmemek lazım, merkezi hükümetten yeterli desteği göremediği için trafiği sorun olmaktan çıkaramayan Bursa’nın bu kez ciddi bir desteğe ihtiyacı var. Projeleri hazırlarken bir yandan da Bursa lobisini hazır etmeli belediye başkan adayları.

Lansmanın ikinci önemli başlığı, deprem gerçeği ile rant gerçeği arasında sıkışıp kalan Bursa’nın ciddi ihtiyacı olan kentsel dönüşüme geçiş evresi oldu.

Kentsel dönüşümü çok önemsiyorum, çünkü 6 Şubat depremlerinin ardından yaşayabileceği tehlikeler açısından en çok konuşulan illerin başında Bursa geldi. Akademik odalarla şehrin yapı stokunun çıkarılması adına bir protokol imzalayan Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin yapıların yüzde 65’lik bölümünün depreme dayanıksız olduğu biçiminde bir sonuca ulaştığını biliyoruz.

Başkan Aktaş, önümüzdeki dönemde Bursa’yı depreme hazırlamak için kentsel dönüşüm çalışmalarının yoğun biçimde sürdürüleceğini belirtti. Elbette her sarsıntıda yürekleri ağıza gelen Mudanya ve Gemlik bu konuda başı çekecek. Bu iki ilçenin kentsel dönüşüm projelerinin merkezi hükümet ve Bursa Büyükşehir Belediyesinin desteği olmadan, sadece ilçe belediyelerinin bütçeleri ile yapılması beklenemez. Aktaş’ın bu konudaki sözünü Mudanya ve Gemlik CHP’li belediyeler olarak önümüzdeki dönem devam etme kararı alırsa da tutmasını beklerim…

“2025 yılına kadar 11 bin konutu hak sahiplerine teslim etmiş olacağız. 100 bin konutluk kentsel dönüşüm projemizi hayata geçiriyoruz. Bölgesel planlamalar ve bütüncül yaklaşımlarla yeni yollar açacak, yeşil alanlar olacak kenti üst düzeye çıkaracak çalışmalarımız sürüyor. Önümüzdeki dönem 16 bin sosyal konut inşa ediyoruz. Emekliler, işçiler, yeni evlenen çiftçiler olmak üzere evi olmayan vatandaşlarımızı ev sahibi yapıyoruz” sözleri dikkatle takip edilmesi gereken sözler.

Akpınar mahallesindeki kentsel dönüşüm projesine benzer bir işleyişte olacağını tahmin ettiğim bu dönüşümün projesinin çok iyi planlanması ve bütüncül bir plan üzerinden hareket edilmesi önemli. Zira Akpınar mahallesinde kentsel dönüşüm açısından istenen sonuca ulaşıldığını söylemek pek mümkün değil.

Hesabını sorarken hesabı iyi yapmak lazım kısacası…

Elbette yapı demişken meşhur sanayi bölgelerini ve şehir içindeki dağınık halde imalat yapan küçük esnafı atlamamak lazım. Pek çok akademik odanın dağınık sanayi bölgelerine şehir içinde yarattıkları tehlike ve kirlilik açısından dikkat çektiğini biliyorum. Dolayısıyla Alinur Aktaş’ın;

“Dağınık halde bulunan ve işlevlerini yerine getiremeyen üretim tesislerini şehrimizin doğu ve batısındaki iki farklı KOBİ organize sanayi bölgesine taşıyacağız. Bu projemizi ortak akıl ve bilimin ışığında gerçekleştireceğiz” sözlerini önemsiyorum.

Burada benim açımdan takibi yapılması gereken iki nokta var. Bir; akademik odalar belirlenen yerler ve düşünülen projeler için ne diyorlar, iki; kamucu politikalar açısından vatandaşın hakları ve rızası ne kadar korunup kollanıyor…

Söylemeden geçmemek lazım, yaşanan küresel ısınmanın etkilerini hisseden Bursa’nın 2060 yılına kadar su sorununu çözecek olan Çınarcık Barajı da bu dönem tamamlanması planlanan projelerden. İşin bu kısmı da çok önemli, çünkü bu kış yine çok az kar yağışı aldık eski yıllar düşünüldüğünde. Sürekli olarak derin kuyulardan çıkarılan yer altı suları ile takviye yapılan Bursa içme suyu şebekesi daha ne kadar bu yöntemle döndürülen değirmen olur bilemiyorum…

Şehrin turizm potansiyelinin artırılması için yapılanlar ve yapılacak olanlar da konuşuldu uzun uzun, ama ben tüm bunların biraz havada kaldığını, gecelik konaklama oranı 1.5 düzeyinde olan Bursa’nın tarihi yerlerini gezen turisti şehirde tutacak eğlence mekanlarından yoksun olması nedeniyle İstanbul ve Eskişehir gibi eğlence anlamında da çeşitli alternatifler sunan yakın şehirlere kaçırdığını düşünüyorum.

Vaatler arasında bu konuda bir çalışma görmediğimi de belirtmek isterim.

Gelelim mega projelere…

Hatırlarsanız Atatürk Spor Salonu geçtiğimiz yıllarda yıkılmış, bir proje yarışması ile yerine nasıl bir salon yapılacağı belirlenmiş, ancak Bursalılar konuyla ilgili başka bir gelişme görmemişti.

“Yenilemek üzere yıktığımız Atatürk Spor Salonu üzerinden şahsım adına birçok şey üretildi. 18 bin 900 metrekare, 3 bin 100 seyirci kapasiteli Atatürk Spor Salonu’muzu tekrar hizmete açıyoruz” diyerek salonun önümüzdeki 5 yıl içinde hizmete gireceğini belirtti Başkan Aktaş.

Mega projeler açıklanır da rakiplere siyaseten eleştiri yöneltilmez mi?

Yöneltilir elbette…

“20 yıl nitelikli etkinlik mekanı yapamayanlar var. Bu dönemde kentimize 2 büyük kültür ve kongre merkezi kazandırıyoruz. 800 kişi kapasiteli, sergi salonları, toplantı salonlarının bulunduğu kongre merkezini Yıldırım’da inşa edeceğiz. 20 yılda Nilüfer’e yapılamayanı biz yapıyoruz. Nilüfer Kongre Kültür Merkezi’ni inşa edeceğiz” diyen Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı rakibi Mustafa Bozbey’i anmadan geçemedi anlaşılan…

Bir önceki yazımda AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum’un en çok emeklinin yaşadığı şehirde emeklilere yönelik seçim vaadinden bahsetmiş ve şöyle sormuştum;

“Hadi oldu diyelim, ülkenin geriye kalan şehirlerinde mesela Bursa’da yaşayan emekli demeyecek mi; ‘Hani benim 2 bin 500 liram’ diye!”

Bizim emeklimizin de başı kel değilmiş…

Daha doğrusu saçları hafif dökülmüş de kelleşme tam başlamamış diyebiliriz. Çünkü seçim vaatleri içinde Bursa’daki emekliler de atlanmamıştı.

“Tüm emeklilerimize ulaşımda, su faturalarımızda, sosyal alanlarda verdiğimiz kartla yüzde 25 indirim desteği sağlayacağız. İlki Ramazan Bayramı’nda olmak üzere bin 500 liralık nakdi destek sağlayacağız” diyerek andı Alinur Aktaş emeklileri…

Hasılı kelam, Alinur Aktaş uzun uzun anlattı, biz de uzun uzun dinledik, önümüzdeki dönem başkanlık koltuğundan oturmaya devam etmesi halinde de uzun uzun ve dikkatle takipçisi olacağız yapılan işlerin kent, çevre ve vatandaş açısından yarattığı kazançlara ve kayıplara…

 

HABERLER